İspanyolca A2 Kelimeler: Seyahat, Alışveriş ve Geçmiş
İspanyolca A2 kelimeler; seyahat, konaklama, alışveriş, sağlık, hava durumu ve geçmişte olanları anlatmana yarayan fiillerden oluşur. A1’de kendini tanıtmayı öğrendiysen, A2’de artık bir tren bileti alabilmeli, mağazada kıyafet deneyebilmeli ve hafta sonu ne yaptığını birkaç cümleyle anlatabilmelisin. Aşağıdaki listeyi konu konu, Türkçe anlamı, okunuşu ve örnek cümleleriyle hazırladık.
A2 seviyesinde neler değişir?
Avrupa Ortak Dil Çerçevesi (CEFR) A2’yi de kelime sayısıyla değil, yapabildiklerinle tanımlar: tanıdık konularda kısa ve rutin konuşmalar yapmak, ihtiyacını basitçe anlatmak, geçmiş deneyimlerini kısa cümlelerle aktarmak. Yani A2’de kelime listesi, gündelik hayatın “işini görme” anlarına göre büyür. A1 temelini henüz oturtmadıysan önce İspanyolca A1 kelimeler listesine göz at.
Okunuşları Latin Amerika ve Güney İspanya’daki gibi verdik. İspanya’nın büyük bölümünde z ve ce/ci peltek söylenir (İngilizcedeki th sesine yakın): estación Latin Amerika’da es-ta-sion, Madrid’de es-ta-thion gibi duyulur. j ve ge/gi ise gırtlaktan gelen sert bir h sesidir; Türkçede tam karşılığı olmadığı için okunuşlarda “h” ile gösterdik.
Seyahat ve ulaşım kelimeleri
Havalimanında, otogarda ya da tren istasyonunda en çok bu kelimeleri duyarsın. Bazılarının İspanya ve Latin Amerika’da farklı karşılıkları var; tabloda ikisini de verdik.
| İspanyolca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| el billete (İspanya) / el boleto (Latin Amerika) | el bi-ye-te / el bo-le-to | bilet |
| ida y vuelta | i-da i buel-ta | gidiş-dönüş |
| el vuelo | el bue-lo | uçuş |
| el aeropuerto | el a-e-ro-puer-to | havalimanı |
| la estación de tren | la es-ta-sion de tren | tren istasyonu |
| el andén | el an-den | peron |
| la parada de autobús | la pa-ra-da de au-to-bus | otobüs durağı |
| la maleta | la ma-le-ta | bavul, valiz |
| el equipaje | el e-ki-pa-he | bagaj |
| el pasaporte | el pa-sa-por-te | pasaport |
| la salida / la llegada | la sa-li-da / la ye-ga-da | kalkış, çıkış / varış |
| el retraso | el re-tra-so | rötar, gecikme |
| el horario | el o-ra-rio | tarife, sefer saatleri |
- ¿A qué hora sale el tren para Sevilla? (a ke o-ra sa-le el tren pa-ra se-bi-ya) – Sevilla treni saat kaçta kalkıyor?
- Quiero un billete de ida y vuelta. (kie-ro un bi-ye-te de i-da i buel-ta) – Gidiş-dönüş bir bilet istiyorum.
- El vuelo tiene retraso. (el bue-lo tie-ne re-tra-so) – Uçuşun rötarı var.
Otel ve konaklama
Resepsiyonda kısa ve net cümleler yeterli. Şu kelimeleri bildiğinde girişten çıkışa kadar çoğu konuşmayı çözersin:
- la reserva (la re-ser-ba) – rezervasyon (Latin Amerika’da la reservación da yaygın)
- la habitación individual / doble (la a-bi-ta-sion in-di-bi-dual / do-ble) – tek / çift kişilik oda
- la recepción (la re-sep-sion) – resepsiyon
- la llave (la ya-be) – anahtar
- el ascensor (el a-sen-sor) – asansör
- la toalla (la to-a-ya) – havlu
- el aire acondicionado (el ay-re a-kon-di-sio-na-do) – klima
- el desayuno (el de-sa-yu-no) – kahvaltı
- Tengo una reserva a nombre de Ayşe. (ten-go u-na re-ser-ba a nom-bre de ay-şe) – Ayşe adına rezervasyonum var.
- ¿El desayuno está incluido? (el de-sa-yu-no es-ta in-klui-do) – Kahvaltı dahil mi?
- La ducha no funciona. (la du-ça no fun-sio-na) – Duş çalışmıyor.
Alışveriş ve kıyafet
A1’de “ne kadar?” diye sormayı öğrenmiştin. A2’de beden sorabilir, deneyebilir ve nasıl ödeyeceğini söyleyebilirsin.
- la tienda de ropa (la tien-da de ro-pa) – giyim mağazası
- la talla (la ta-ya) – beden; ayakkabıda el número (el nu-me-ro) – numara
- el probador (el pro-ba-dor) – deneme kabini
- la camisa / la chaqueta (la ka-mi-sa / la ça-ke-ta) – gömlek / ceket
- los pantalones / los zapatos (los pan-ta-lo-nes / los sa-pa-tos) – pantolon / ayakkabı
- el descuento (el des-kuen-to) – indirim; las rebajas (las re-ba-has) – indirim dönemi (İspanya)
- pagar con tarjeta / en efectivo (pa-gar kon tar-he-ta / en e-fek-ti-bo) – kartla / nakit ödemek
- el recibo (el re-si-bo) – fiş, makbuz
- ¿Tiene una talla más grande? (tie-ne u-na ta-ya mas gran-de) – Bir beden büyüğü var mı?
- ¿Puedo probármelo? (pue-do pro-bar-me-lo) – Bunu deneyebilir miyim?
- Me queda un poco grande. (me ke-da un po-ko gran-de) – Bana biraz büyük geliyor.
- Me lo llevo. (me lo ye-bo) – Bunu alıyorum.
Kafe ve restoranda sipariş verme, hesap isteme gibi kalıpları restoranda İspanyolca yazısında ayrıca topladık.
Sağlık ve beden
Yurt dışındayken eczanede ya da doktorda derdini anlatabilmek A2’nin en pratik kazanımlarından biri. İspanyolcada ağrı genellikle doler fiiliyle söylenir ve fiil, ağrıyan şeye göre tekil ya da çoğul olur:
- Me duele la cabeza. (me due-le la ka-be-sa) – Başım ağrıyor.
- Me duelen los pies. (me due-len los pies) – Ayaklarım ağrıyor.
- Tengo fiebre. (ten-go fie-bre) – Ateşim var.
- Estoy resfriado. (es-toy res-fri-a-do) – Soğuk aldım. (Kadın konuşuyorsa: resfriada)
Diğer sık kelimeler: la garganta (la gar-gan-ta) – boğaz, el estómago (el es-to-ma-go) – mide, la espalda (la es-pal-da) – sırt, la farmacia (la far-ma-sia) – eczane, la pastilla (la pas-ti-ya) – hap, la receta (la re-se-ta) – reçete, la cita (la si-ta) – randevu.
Hava durumu
Hava durumunu anlatırken İspanyolca çoğu zaman hacer (yapmak) fiilini kullanır; Türkçeye kelimesi kelimesine çevrilmez.
- ¿Qué tiempo hace? (ke tiem-po a-se) – Hava nasıl?
- Hace calor / frío. (a-se ka-lor / fri-o) – Hava sıcak / soğuk.
- Hace sol / viento. (a-se sol / bien-to) – Güneşli / rüzgârlı.
- Llueve. (yue-be) – Yağmur yağıyor. Nieva. (nie-ba) – Kar yağıyor.
- Está nublado. (es-ta nu-bla-do) – Hava bulutlu.
Geçmiş zaman için en gerekli fiiller
A2’nin dilbilgisi yıldızı geçmiş zamandır. Aşağıdaki tabloda sık kullanılan fiilleri pretérito indefinido denen geçmiş zamanda, “ben” çekimiyle görüyorsun. Düzenli fiillerde -ar ile bitenler -é, -er ve -ir ile bitenler -í alır; tablonun alt kısmındakiler düzensizdir.
| Mastar | Ben (geçmiş) | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|---|
| hablar | hablé | ab-le | konuştum |
| comprar | compré | kom-pre | satın aldım |
| viajar | viajé | bia-he | seyahat ettim |
| visitar | visité | bi-si-te | ziyaret ettim |
| llegar | llegué | ye-ge | vardım |
| comer | comí | ko-mi | yedim |
| salir | salí | sa-li | çıktım |
| ir / ser | fui | fui | gittim / oldum |
| tener | tuve | tu-be | (bir şeyim) oldu |
| hacer | hice | i-se | yaptım |
| estar | estuve | es-tu-be | bulundum, kaldım |
| poder | pude | pu-de | -ebildim |
| ver | vi | bi | gördüm |
Llegué yazımındaki u, g sesini korumak içindir; okunuşu değiştirmez. Fui hem “gittim” hem “oldum” demektir, hangisi olduğunu bağlam gösterir. Bir not daha: İspanya’da “bugün”, “bu hafta” gibi henüz bitmemiş zaman dilimleri için genellikle he comido (yedim) gibi birleşik geçmiş zaman tercih edilir; Latin Amerika’da ise çoğu durumda comí kullanılır. Diğer kişilerin çekimlerini İspanyolca düzensiz fiiller yazısındaki tablolarda bulabilirsin.
Geçmişi anlatan zaman ifadeleri
Geçmiş zaman fiilleri bu ifadelerle birlikte anlam kazanır:
- anoche (a-no-çe) – dün gece; anteayer (an-te-a-yer) – evvelsi gün
- la semana pasada (la se-ma-na pa-sa-da) – geçen hafta
- el mes pasado / el año pasado (el mes pa-sa-do / el a-nyo pa-sa-do) – geçen ay / geçen yıl
- hace tres días (a-se tres di-as) – üç gün önce
- primero… luego… al final (pri-me-ro… lue-go… al fi-nal) – önce… sonra… sonunda
Hepsini bir arada gör:
El sábado pasado fui al centro con mi hermana. Primero compramos ropa y luego comimos en un restaurante pequeño. Al final volvimos a casa en autobús.
(el sa-ba-do pa-sa-do fui al sen-tro kon mi er-ma-na. pri-me-ro kom-pra-mos ro-pa i lue-go ko-mi-mos en un res-tau-ran-te pe-ke-nyo. al fi-nal bol-bi-mos a ka-sa en au-to-bus)
Geçen cumartesi kız kardeşimle merkeze gittim. Önce kıyafet aldık, sonra küçük bir restoranda yemek yedik. Sonunda eve otobüsle döndük.
Bu kelimeleri cümle içinde rahatça kullanabildiğinde sıradaki adım fikir belirtmek: İspanyolca B1 kelimeler yazısında bunun için gereken kalıpları bulacaksın. Tüm yazılar için İspanyolca öğren sayfasına göz atabilirsin.
Sık sorulan sorular
A2 için kaç kelime bilmek gerekir?
CEFR kesin bir sayı vermez ve kaynaklar farklı rakamlar söyler. Pratikte A1 çekirdeğinin üzerine seyahat, alışveriş, sağlık ve geçmiş zaman kelimelerinden oluşan birkaç yüz kelime eklemek yeterli bir temel sağlar. Sayıdan çok, bu kelimelerle kısa bir olay anlatabilmen önemli.
Billete mi boleto mu demeliyim?
İkisi de doğru. İspanya’da toplu taşıma ve tren için genellikle billete, Latin Amerika’nın çoğunda boleto duyarsın. Hangi bölgeye gideceksen onu öne al; diğerini tanıman yeterli.
Geçmiş zamanı A2’de mi öğrenmeliyim?
Evet, geçmiş zaman genellikle A2’nin ana konusudur. Önce düzenli fiillerin “ben” ve “biz” çekimleriyle başla, ardından ir, ser, tener, hacer ve estar gibi en sık düzensiz fiilleri ekle.
A2 kelimelerini en hızlı nasıl öğrenirim?
Kelimeleri durumlara göre çalış: bir gün istasyon, bir gün otel, bir gün mağaza. Her durum için üç dört cümlelik küçük bir diyalog yazıp sesli oku. Haftanın sonunda geçmiş zamanla kısa bir “hafta sonum” metni yaz; bu, kelimeleri kalıcı yapmanın en etkili yollarından biri.
