Almanca A2 kelimeler: günlük hayatı genişleten liste
Almanca A2 kelimeleri; yolculuk yapmak, doktora gitmek, işten ve okuldan söz etmek, alışverişte sorun çözmek ve geçmişte ne yaptığını anlatmak için gereken kelimelerdir. A1’de kendini ve evini anlatıyordun; A2’de günlük hayatın içinde tek başına idare etmeye başlıyorsun. Aşağıda bu kelimeleri konu konu, artikeli, Türkçe anlamı ve okunuşuyla topladık.
A1’den A2’ye ne değişiyor?
A1 kelimeleri çoğunlukla somut şeylerdir: masa, ekmek, anne, kırmızı. A2’de kelimeler bir “durumu” anlatmaya başlar: rötar, randevu, fiş, aktarma, ödev. Bunlar tek başına öğrenildiğinde akılda kalmaz; bir sahneye bağlanınca kalır. O yüzden listeleri tren istasyonu, doktor muayenehanesi, iş yeri ve mağaza gibi sahnelere göre ayırdık.
İkinci büyük değişiklik fiillerde. A2’de çok sayıda ayrılabilen fiil (umsteigen, ankommen, anrufen) ve dönüşlü fiil (sich freuen, sich treffen) görürsün. Geçmişi anlatmak için de Perfekt’i, yani “habe gemacht, bin gegangen” yapısını kullanmaya başlarsın. Bu yüzden fiilleri mastarla birlikte Perfekt halleriyle ezberlemek işini çok kolaylaştırır.
Henüz A1 temelini tamamlamadıysan önce Almanca A1 kelimeler listesine göz at; bu yazı o listenin devamı gibi düşünüldü.
Okunuş notu: Tablolarda “h” ile gösterdiğimiz ch sesi Türkçede birebir yok. ich, möchte gibi i, e, ö, ü sonrasında dil damağa yaklaşarak çıkan yumuşak, hışırtılı bir sestir; Bauch, Woche gibi a, o, u sonrasında ise boğazdan gelen daha kalın bir “h”dir. Kelime sonundaki -ig standart telaffuzda çoğunlukla “-ih” gibi (ich sesiyle) okunur; Avusturya ve güney Almanya’da “-ik” de duyulur.
Seyahat ve ulaşım
Trenle, otobüsle ya da uçakla yolculuk A2’nin en sevilen konularından biri. Anonsları anlamak ve bilet almak için şu kelimeler yeter.
| Almanca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| der Bahnhof | deyr baan-hoof | tren istasyonu |
| die Fahrkarte | di faar-kar-tı | bilet |
| der Flughafen | deyr fluuk-haa-fın | havalimanı |
| die Haltestelle | di hal-tı-şte-lı | durak |
| der Koffer | deyr ko-fır | bavul |
| die Reise | di ray-zı | yolculuk, seyahat |
| die Verspätung | di fer-şpee-tung | rötar, gecikme |
| der Fahrplan | deyr faar-plaan | sefer tarifesi |
| umsteigen | um-ştay-gın | aktarma yapmak |
| abfahren | ap-faa-rın | kalkmak (araç) |
| ankommen | an-ko-mın | varmak |
umsteigen, abfahren ve ankommen ayrılabilen fiillerdir: “Der Zug fährt um acht Uhr ab.” (deyr tsuuk feert um aht uur ap) – Tren saat sekizde kalkıyor. Ön ek cümlenin sonuna gider.
Sağlık ve vücut
Hastalandığında derdini anlatabilmek A2’de önemli bir eşik. Eczanede ya da doktorda bu kelimelerle temel bir konuşma yapabilirsin.
| Almanca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| der Arzt / die Ärztin | deyr aartst / di eerts-tin | doktor (erkek / kadın) |
| die Apotheke | di a-po-tee-kı | eczane |
| der Termin | deyr ter-miin | randevu |
| das Fieber | das fii-bır | ateş (hastalık) |
| die Erkältung | di er-kel-tung | soğuk algınlığı |
| der Kopf | deyr kopf | baş, kafa |
| der Bauch | deyr bauh | karın |
| der Rücken | deyr rü-kın | sırt |
| das Medikament | das me-di-ka-ment | ilaç |
| wehtun | vee-tuun | ağrımak, acımak |
| krank / gesund | krank / gı-zunt | hasta / sağlıklı |
Ağrıyı anlatırken Almanca Türkçeden farklı bir kalıp kullanır: “Mir tut der Kopf weh.” Kelimesi kelimesine “bana baş acıtıyor” demek; Türkçesi “Başım ağrıyor.” Kişi burada mir (bana) ile söylenir.
İş ve okul
A2’de hangi işi yaptığını, nerede çalıştığını, kursunu ve sınavlarını anlatabilmen beklenir.
- der Beruf (deyr bı-ruuf) – meslek
- die Firma (di fir-ma) – şirket, firma
- der Kollege / die Kollegin (deyr ko-lee-gı / di ko-lee-gin) – iş arkadaşı
- der Chef / die Chefin (deyr şef / di şe-fin) – patron, şef
- das Gehalt (das gı-halt) – maaş
- der Kurs (deyr kurs) – kurs
- die Prüfung (di prüü-fung) – sınav
- die Hausaufgabe (di haus-auf-gaa-bı) – ev ödevi
- der Urlaub (deyr uur-laup) – izin, tatil
- Überstunden machen (üü-bır-ştun-dın ma-hın) – fazla mesai yapmak
Chef kelimesindeki ch, Fransızcadan geldiği için “ş” okunur; Almancanın çoğu ch’si gibi değil.
Alışveriş ve hizmetler
A1’de “Ne kadar?” diye soruyordun; A2’de ürünü denemek, değiştirmek, fiş istemek gibi işleri halledersin.
| Almanca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| das Geschäft | das gı-şeft | dükkân, mağaza |
| die Kasse | di ka-sı | kasa |
| die Quittung | di kvi-tung | fiş, makbuz |
| das Angebot | das an-gı-boot | kampanya, teklif |
| die Größe | di gröö-sı | beden, büyüklük |
| anprobieren | an-pro-bii-rın | (giysi) denemek |
| umtauschen | um-tau-şın | (ürünü) değiştirmek |
| bar bezahlen | baar bı-tsaa-lın | nakit ödemek |
| mit Karte bezahlen | mit kar-tı bı-tsaa-lın | kartla ödemek |
A2’de işine yarayan fiiller ve bağlaçlar
Kelime listesi fiiller ve bağlaçlar olmadan cümleye dönüşmez. A2’de sık karşılaşacağın birkaç tanesini, geçmiş zaman (Perfekt) halleriyle birlikte veriyoruz.
- sich freuen auf (zih froy-ın auf) – dört gözle beklemek · hat sich gefreut
- sich treffen (zih tre-fın) – buluşmak · hat sich getroffen
- anrufen (an-ruu-fın) – telefonla aramak · hat angerufen
- einladen (ayn-laa-dın) – davet etmek · hat eingeladen
- vergessen (fer-ge-sın) – unutmak · hat vergessen
- bleiben (blay-bın) – kalmak · ist geblieben
- weil (vayl) – çünkü (fiil sona gider)
- dass (das) – -dığını, -diği (fiil sona gider)
- deshalb (des-halp) – bu yüzden (ardından fiil gelir)
- zuerst … dann … danach (tsuu-eerst … dan … da-naah) – önce … sonra … ondan sonra
Hangi fiilin Perfekt’te sein aldığını ve düzensiz biçimlerini Almanca düzensiz fiiller listesinde topladık. Hareket ya da durum değişikliği bildiren fiiller (gehen, fahren, bleiben gibi) genellikle sein ile kurulur, ama bunun da istisnaları var.
Kelimeleri cümlede gör
Bu cümleleri sesli oku, sonra kendi hayatına göre bir kelimeyi değiştirerek yeniden kur.
- Der Zug hat zehn Minuten Verspätung. (deyr tsuuk hat tseen mi-nuu-tın fer-şpee-tung) – Trenin on dakika rötarı var.
- Ich muss in Köln umsteigen. (ih mus in köln um-ştay-gın) – Köln’de aktarma yapmam gerekiyor.
- Mir tut der Rücken weh. (miir tuut deyr rü-kın vee) – Sırtım ağrıyor.
- Ich möchte einen Termin beim Arzt machen. (ih möh-tı ay-nın ter-miin baym aartst ma-hın) – Doktordan randevu almak istiyorum.
- Kann ich die Hose umtauschen? (kan ih di hoo-zı um-tau-şın) – Pantolonu değiştirebilir miyim?
- Ich lerne Deutsch, weil ich in Deutschland arbeiten möchte. (ih ler-nı doyç, vayl ih in doyç-lant ar-bay-tın möh-tı) – Almanya’da çalışmak istediğim için Almanca öğreniyorum.
- Am Wochenende habe ich meine Freunde getroffen. (am vo-hın-en-dı ha-bı ih may-nı froyn-dı gı-tro-fın) – Hafta sonu arkadaşlarımla buluştum.
- Ich freue mich auf den Urlaub. (ih froy-ı mih auf deyn uur-laup) – Tatili dört gözle bekliyorum.
“Ich lerne Deutsch, weil …” cümlesinde fiilin (möchte) en sona gittiğine dikkat et. weil ve dass ile kurulan yan cümlelerde çekimli fiil genellikle sona gider; bu, A2’nin en sık sınanan kurallarından biri.
A2 kelimeleri nasıl kalıcı olur?
Her konu için küçük bir sahne kur. Örneğin “istasyon” sahnesi: bilet al, tarifeye bak, rötarı öğren, aktarma yap. Bu sahneyi beş cümleyle yaz ve sesli oku. Kelimeler artık tek tek değil, bir hikâyenin parçası olarak aklında kalır.
İsimleri her zaman artikel ve çoğul haliyle yaz (die Prüfung, die Prüfungen). Artikel tahmininde zorlanıyorsan der, die, das tahmin yolları yazısındaki ek listesi işine yarar: örneğin -ung ile biten isimler hemen her zaman die alır.
Bir sonraki adımda fikir bildirmeye ve neden-sonuç anlatmaya başlayacaksın; o kelimeler için Almanca B1 kelimeler listesine geçebilirsin.
Sık sorulan sorular
A2 için kaç kelime bilmek gerekir?
Resmî ve tek bir sayı yok; kaynaklar farklı aralıklar veriyor. Sayıdan çok konulara bak: seyahat, sağlık, iş, alışveriş, boş zaman ve geçmişte olanları anlatmak. Bu konularda basit konuşmaları anlayıp cevap verebiliyorsan A2 kelime hazinen genellikle yeterlidir.
A1 bitmeden A2 kelimelerine geçebilir miyim?
Geçebilirsin ama A1’in temel fiilleri ve artikel mantığı oturmadan A2 kelimeleri karışabilir. Kendini tanıtabiliyor, saat sorabiliyor ve basit alışveriş yapabiliyorsan A2’ye geçmek için uygun bir yerdesin.
Ayrılabilen fiilleri nasıl tanırım?
Vurgulu bir ön ekle başlarlar: an-, ab-, auf-, ein-, um-, mit-, zurück- gibi. Çekimli cümlede bu ön ek kopar ve cümlenin sonuna gider: “Ich rufe dich morgen an.” (ih ruu-fı dih mor-gın an) – Seni yarın ararım.
A2’den B1’e geçmek ne kadar sürer?
Kişiye, haftalık çalışma saatine ve pratik imkânına göre değişir; yoğun kursla birkaç ayda, kendi başına daha uzun sürede olabilir. Gerçekçi bir plan için Almanca kaç ayda öğrenilir yazısına, tüm Almanca yazılara ise Almanca öğren sayfasından ulaşabilirsin.
