Fransızca B1 kelimeler: fikrini anlatmaya yeten liste
Fransızcada B1 seviyesinde kelime dağarcığı, somut ihtiyaçlardan fikir, duygu ve deneyim anlatmaya doğru genişler. Bu seviyede “à mon avis”, “par contre”, “grâce à” gibi bağlayıcılar ve iş, eğitim, toplum konularındaki kelimeler öne çıkar. Aşağıdaki liste, bir konuda görüşünü söyleyip gerekçesini verebilmen için gereken çekirdeği Türkçe anlamı ve okunuşuyla veriyor.
B1 seviyesinde kelime nasıl değişir?
A2’de “ne yaptım, ne istiyorum” sorularını cevaplarsın. B1’de soru “ne düşünüyorum ve neden?” olur. Bir filmi beğenip beğenmediğini, şehrinde neyin değişmesi gerektiğini ya da neden iş değiştirmek istediğini birkaç cümleyle, bağlantılı biçimde anlatabilmen beklenir.
Bu yüzden B1 listesinde iki tür kelime var: konu kelimeleri (iş, eğitim, çevre, haberler) ve düşünceyi örgütleyen ifadeler (bence, öte yandan, buna rağmen). İkinci grup, konuşmanı ve yazını “kelime listesi” olmaktan çıkarıp akıcı hale getirir. Günlük hayat kelimelerinde eksiğin varsa önce Fransızca A2 kelimeler listesine dön.
Okunuşlar Türkçe harflerle verildi; an, on, en, in gibi geniz seslerinin Türkçede tam karşılığı olmadığı için yaklaşıktır.
Fikir bildirme ifadeleri
| Fransızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| à mon avis | a mon-na-vi | bence, kanımca |
| je pense que | jö pans kö | … olduğunu düşünüyorum, bence |
| je trouve que | jö truv kö | bana göre, bence |
| selon moi | sö-lon mua | bana göre |
| il me semble que | il mö sanbl kö | bana öyle geliyor ki |
| je suis d’accord | jö süi da-kor | katılıyorum |
| par contre | par kontr | buna karşılık, öte yandan |
| en revanche | an rö-vanş | buna karşın (daha resmî) |
| pourtant | pur-tan | yine de, oysa |
| cependant | sö-pan-dan | bununla birlikte |
Küçük bir dilbilgisi notu: “je pense que” ve “je trouve que” olumlu cümlede genellikle bildirme kipiyle (indicatif) kullanılır: Je pense que c’est vrai. Olumsuz ya da soru biçiminde ise çoğunlukla subjonctif gelir: Je ne pense pas que ce soit vrai.
Duygular ve tepkiler
| Fransızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| heureux / heureuse | ö-rö / ö-röz | mutlu |
| déçu / déçue | de-sü | hayal kırıklığına uğramış |
| inquiet / inquiète | en-ki-ye / en-ki-yet | endişeli |
| fier / fière | fi-yer | gururlu |
| stressé / stressée | stre-se | stresli |
| la peur | la pör | korku |
| la colère | la ko-ler | öfke |
| avoir envie de | a-vuar an-vi dö | canı (bir şey) istemek |
| s’ennuyer | san-nüi-ye | sıkılmak |
| se sentir | sö san-tir | (kendini) hissetmek |
İş ve eğitim
| Fransızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| le métier | lö me-ti-ye | meslek |
| l’entreprise (f) | lan-trö-priz | şirket |
| le salaire | lö sa-ler | maaş |
| le stage | lö staj | staj |
| le diplôme | lö dip-lom | diploma |
| la candidature | la kan-di-da-tür | başvuru |
| l’entretien (m) | lan-trö-ti-yen | iş görüşmesi, mülakat |
| les études (f) | le ze-tüd | öğrenim, okul hayatı |
| réussir | re-ü-sir | başarmak |
| échouer | e-şu-e | başarısız olmak |
| le chômage | lö şo-maj | işsizlik |
“Réussir un examen” sınavı geçmek demektir; “passer un examen” ise çoğunlukla sınava girmek anlamına gelir. Bu fark Türkçe konuşanların sık karıştırdığı noktalardan biri.
Toplum ve gündem
| Fransızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| la société | la so-si-ye-te | toplum |
| l’environnement (m) | lan-vi-ron-man | çevre |
| la pollution | la po-lü-si-yon | kirlilik |
| le gouvernement | lö gu-ver-nö-man | hükümet |
| l’élection (f) | le-lek-si-yon | seçim |
| la santé | la san-te | sağlık |
| l’actualité (f) | lak-tü-a-li-te | gündem, güncel olaylar |
| le changement | lö şanj-man | değişim |
| le problème | lö pro-blem | sorun |
| la solution | la so-lü-si-yon | çözüm |
Fikir anlatırken işine yarayacak fiiller
| Fransızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| expliquer | eks-pli-ke | açıklamak |
| comparer | kon-pa-re | karşılaştırmak |
| proposer | pro-po-ze | önermek |
| choisir | şua-zir | seçmek |
| réfléchir | re-fle-şir | düşünüp taşınmak |
| se souvenir de | sö suv-nir dö | hatırlamak |
| s’habituer à | sa-bi-tü-e a | -e alışmak |
| éviter | e-vi-te | kaçınmak |
| améliorer | a-mel-yo-re | geliştirmek, iyileştirmek |
| permettre | per-metr | izin vermek, olanak sağlamak |
Cümleleri bağlayan ifadeler
| Fransızca | Okunuş | Türkçe |
|---|---|---|
| bien que | bi-yen kö | -e rağmen (ardından subjonctif) |
| alors que | a-lor kö | oysa, -iken |
| grâce à | gras a | sayesinde |
| à cause de | a koz dö | yüzünden |
| puisque | püis-kö | madem, çünkü |
| afin de | a-fen dö | -mek için |
| au lieu de | o li-yö dö | -mek yerine |
| en effet | an-ne-fe | nitekim, gerçekten de |
| de plus | dö plüs | üstelik |
“Grâce à” olumlu, “à cause de” çoğunlukla olumsuz bir sebep için kullanılır: grâce à toi (senin sayende), à cause de la pluie (yağmur yüzünden).
Bu kelimelerle örnek cümleler
- À mon avis, le télétravail a des avantages et des inconvénients. (a mon-na-vi, lö te-le-tra-vay a de za-van-taj e de zen-kon-ve-ni-yan) – Bence uzaktan çalışmanın avantajları ve dezavantajları var.
- Je trouve que la ville est trop chère pour les étudiants. (jö truv kö la vil e tro şer pur le ze-tü-di-yan) – Bence şehir öğrenciler için fazla pahalı.
- Bien qu’il soit fatigué, il continue à travailler. (bi-yen kil sua fa-ti-ge, il kon-ti-nü a tra-va-ye) – Yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam ediyor.
- Grâce à ce stage, j’ai trouvé un emploi. (gras a sö staj, je tru-ve ön-nan-plua) – Bu staj sayesinde bir iş buldum.
- Je n’arrive pas à m’habituer au climat. (jö na-riv pa a ma-bi-tü-e o kli-ma) – İklime bir türlü alışamıyorum.
- Je me souviens de notre premier voyage. (jö mö su-vi-yen dö notr prö-mi-ye vua-yaj) – İlk seyahatimizi hatırlıyorum.
- Il a démissionné afin de reprendre ses études. (i-la de-mi-si-yo-ne a-fen dö rö-prandr se ze-tüd) – Öğrenimine geri dönmek için istifa etti.
- Je ne pense pas que ce soit une bonne idée. (jö nö pans pa kö sö sua ün bon i-de) – Bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum.
Geçmişte yaşadıklarını anlatırken hangi geçmiş zamanı seçeceğin de B1’in konusu; bunun için passé composé ve imparfait farkı yazısına göz atabilirsin. Ne kadar sürede bu seviyeye ulaşılacağını merak ediyorsan Fransızca kaç ayda öğrenilir yazısı gerçekçi bir çerçeve çiziyor. Tüm içerikler Fransızca öğren sayfasında.
Sık sorulan sorular
B1 seviyesi için kaç kelime bilmek gerekir?
CEFR seviyeler için kesin bir kelime sayısı vermez ve kaynakların tahminleri birbirinden farklıdır. B1’de asıl ölçüt, tanıdık konularda fikrini bağlantılı cümlelerle anlatabilmen ve gerekçe sunabilmendir.
Subjonctif B1’de bilinmeli mi?
Çoğu programda subjonctif’in temel kullanımları B1 civarında öğretilir: il faut que, bien que, je ne pense pas que gibi kalıplar. Bu seviyede tüm kullanımları bilmen beklenmez, ama en sık kalıpları tanıman işini kolaylaştırır.
“Par contre” resmî yazıda kullanılır mı?
Günlük dilde çok yaygındır. Resmî metinlerde ve sınav yazılarında genellikle “en revanche” daha uygun kabul edilir; ikisini de tanımak iyi olur.
Bu liste DELF B1 sınavı için yeterli mi?
Tek başına yeterli değildir. Sınav dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerilerini birlikte ölçer; kelime bilgisi bunun bir parçasıdır. Sınav biçimi ve tarihleri için sınavı düzenleyen kurumun güncel duyurularını kontrol et.
