Lemon Academy Yurtdışı Eğitim
Sitede ara

Sık aranan

İngilizce Öğren

Affedersin İngilizce: Excuse Me, Pardon, Sorry Farkı

Yazar: Doruk Son Güncelleme:

“Affedersin”in İngilizcede üç ana karşılığı var: bir şey yapmadan önce dikkat çekmek ya da yol istemek için Excuse me, bir şey olduktan sonra (birine çarptığında) Sorry, söyleneni duyamadığında ise Pardon? ya da Sorry?. Kabaca: excuse me dikkat çekmek ya da izin istemek, sorry özür dilemek içindir; bağlama göre kullanımları örtüşebilir.

Üç temel karşılık ve aralarındaki fark

İngilizce Okunuş Ne zaman? Türkçe
Excuse me. iks-kyuuz mi Bir şey yapmadan önce: dikkat çekme, yol isteme, söz kesme Affedersiniz, pardon
Sorry. so-ri Bir şey olduktan sonra: çarpma, hata, yanlış anlama Pardon, kusura bakma
Pardon? / Sorry? paar-dın / so-ri Duyamadığında (soru tonuyla) Efendim? Anlayamadım
Pardon me. paar-dın mi Amerika’da: yol isterken ya da küçük bir kabalıktan sonra Pardon
I beg your pardon? ay beg yor paar-dın Resmî; duyamamak ya da şaşırıp gücenmek Efendim? Nasıl yani?

Basit kural: Excuse me = önce, Sorry = sonra. Kalabalık bir otobüste inmek için yol isterken Excuse me dersin; yol açılırken yanlışlıkla birinin ayağına basarsan Sorry! dersin.

Dikkat çekmek: garson, satıcı, yoldan geçen biri

Türkiye’de garsonu çağırırken “Affedersiniz!” ya da “Bakar mısınız?” deriz. İngilizcede bunun karşılığı Excuse me:

  • Excuse me, could we have the bill, please? – Affedersiniz, hesabı alabilir miyiz?
  • Excuse me, do you work here? – Affedersiniz, burada mı çalışıyorsunuz?
  • Excuse me, is this the right way to the station? – Affedersiniz, istasyona bu yoldan mı gidiliyor?
  • Excuse me, is this seat taken? – Affedersiniz, burası dolu mu?

Garsonu çağırmak için parmak şıklatmak ya da “Hey!” diye seslenmek İngilizce konuşulan ülkelerde kaba bulunur. Göz teması kurup elini hafifçe kaldırmak ve “Excuse me” demek yeterli. Tanımadığın biriyle sohbet başlatmanın diğer yollarını İngilizcede selamlaşma yazısında bulabilirsin.

Yol istemek ve söz kesmek

  • Excuse me, can I get past? – Affedersiniz, geçebilir miyim?
  • Excuse me, this is my stop. – Affedersiniz, ben burada ineceğim.
  • Sorry to interrupt, but… – Sözünüzü kestiğim için kusura bakmayın ama…
  • Excuse me for a moment. – Bir dakika izninizle. (Telefona bakmak, masadan kalkmak için)
  • Would you excuse me? – İzninizle. (Resmî bir ortamdan ayrılırken)

Kalabalıkta yol isterken İngilizler çoğu zaman “Excuse me” yerine kısa bir “Sorry!” da der; bu, “sorry” kelimesinin İngiltere’deki çok geniş kullanımının bir parçası. İki kelime de yanlış anlaşılmaz.

Çarpınca ya da küçük bir hata yapınca

Olay olduktan sonra “affedersin” dediğimiz durumlarda İngilizcede Sorry kullanılır:

  • Oh, sorry! – Ay, pardon! (birine çarptığında)
  • Sorry, I didn’t see you there. – Affedersin, seni görmedim.
  • Sorry, wrong number. – Pardon, yanlış numara.
  • Sorry, my mistake. – Pardon, benim hatam.

Daha ciddi hatalar için özür kalıplarını öğrenmek istersen kusura bakma İngilizce ve özür dilemenin 10 farklı yolu yazıları iyi bir devam olur.

Duyamadığında: Pardon? Sorry? What?

Söyleneni duyamadığında ya da anlayamadığında Türkçede “Efendim?” ya da “Pardon?” deriz. İngilizcede seçenekler şunlar, en kibardan en samimiye doğru:

  • I beg your pardon? – Çok resmî, biraz eski usul.
  • Sorry, could you say that again? – Kusura bakmayın, tekrar eder misiniz? (En güvenli seçim)
  • Pardon? – Kibar; özellikle İngiltere’de yaygın.
  • Sorry? – Kibar ve çok yaygın; sesin sonda yükselmeli.
  • Excuse me? – Amerika’da kibar bir “efendim?”; ama sert bir tonla söylenirse “Ne dedin sen?!” gibi gücenme anlamı taşır.
  • What? – Arkadaşlar arasında kabul edilir ama yabancılara karşı kaba duyulabilir.

Burada asıl belirleyici olan ton. Aynı “Excuse me?” yumuşak ve yükselen bir tonla “Duyamadım” anlamına gelir; vurgulu ve keskin bir tonla ise “Bunu bana nasıl söylersin?” anlamına.

Üç kısa sahne

Restoranda:
You: Excuse me! Could we have some more water, please? (Affedersiniz! Biraz daha su alabilir miyiz?)
Waiter: Of course, I’ll be right back. (Tabii, hemen getiriyorum.)

Metroda:
You: Excuse me, sorry, this is my stop! (Affedersiniz, pardon, ben burada iniyorum!)
Passenger: Oh, sure, go ahead. (Tabii, buyurun.)
You (birinin çantasına çarparak): Oops, sorry! (Ay, pardon!)

Telefonda:
Caller: Hi, is that Mark? (Merhaba, Mark mı?)
You: Sorry? I can’t hear you very well. (Efendim? Sizi pek iyi duyamıyorum.)
Caller: Is that Mark?
You: Oh, no, sorry, I think you have the wrong number. (Ah, hayır, kusura bakmayın, sanırım yanlış numara.)

Metro sahnesinde iki kalıbın art arda geldiğine dikkat et: önce yol isterken “Excuse me”, ardından çarpınca “sorry”. Gerçek hayatta bu ikisi sık sık birlikte kullanılır. Telefondaki “Sorry?” ise yükselen bir tonla söylenir ve “Duyamadım” anlamına gelir.

Özel durumlar: hapşırma, geğirme, sofradan kalkma

Bazı küçük anlarda da “affedersiniz” denir:

  • Geğirdikten ya da sesli bir şey yaptıktan sonra: Excuse me! ya da Amerika’da Pardon me!
  • Sofradan kalkarken: Excuse me, I’ll be right back. (İzninizle, hemen geliyorum.)
  • Biri hapşırdığında ise “affedersin” değil, Bless you! (Çok yaşa!) denir. Hapşıran kişi de Thank you ya da Excuse me der.

Bu küçük kalıplar ana dili İngilizce olanlar için neredeyse refleks; sen de kullandıkça sana da refleks olur.

Bir de “excuse” kelimesinin ikinci anlamına dikkat: isim olarak “bahane” demek. That’s not an excuse! (Bu bir bahane değil!) Fiil olan “excuse” (iks-kyuuz) sonu z sesiyle, isim olan “excuse” (iks-kyuus) sonu s sesiyle okunur. “Excuse me” her zaman fiil, yani z sesiyle biter. Ayrıca okulda ya da işte “izin istemek” anlamında May I be excused? (Çıkabilir miyim? / Kalkabilir miyim?) kalıbı da kullanılır; özellikle çocuklar sofradan kalkarken bunu söyler.

Sık sorulan sorular

“Excuse me” mi, “sorry” mi daha kibar?

İkisi de kibar; farkı işlevinde. “Excuse me” genellikle dikkat çekmek ya da izin istemek, “sorry” özür dilemek için kullanılır; bazı durumlarda ikisi de olur.

“Affedersiniz, bir şey sorabilir miyim?” nasıl denir?

Excuse me, could I ask you something? ya da Excuse me, can I ask you a quick question?

“Pardon” Türkçedeki gibi mi kullanılıyor?

Kısmen. İngilizcede “Pardon?” çoğunlukla “duyamadım” anlamında soru tonuyla kullanılır. Birine çarptığında “pardon” yerine “sorry” demek daha doğal.

Daha fazla günlük kalıp nerede?

Türkçe kalıpların İngilizcesi serimizdeki diğer yazılar ve tüm içerikler için İngilizce öğren sayfasına göz at.

Doruk
Doruk

Lemon Online Dil Eğitmeni — 7 Yıllık Deneyim

Doruk, Lemon Online'da dil eğitmenidir ve 7 yıllık öğretim deneyimine sahiptir.

Ücretsiz İngilizce eğitimine başla