Afiyet Olsun İngilizce: Enjoy Your Meal ve Sofra Dili
“Afiyet olsun”un en yakın İngilizcesi Enjoy your meal ya da kısaca Enjoy!. Evde, samimi bir sofrada Dig in! ya da İngiliz İngilizcesinde Tuck in! denir; Fransızcadan geçen Bon appétit de çok kullanılır. Yemekten sonra söylenen “afiyet olsun”un karşılığı ise bambaşka: Glad you enjoyed it.
Yemeğe başlarken söylenenler
İngilizce konuşulan ülkelerde yemeğe başlamadan önce mutlaka bir şey söyleme geleneği Türkiye’deki kadar güçlü değil. Yine de ev sahibi ya da yemeği pişiren kişi genelde masaya bir davet cümlesiyle başlar:
| İngilizce | Okunuş | Türkçe | Nerede? |
|---|---|---|---|
| Enjoy your meal! | en-coy yor miil | Afiyet olsun! | Restoran, resmî sofra |
| Enjoy! | en-coy | Afiyet olsun! | Her yerde |
| Dig in! | dig in | Hadi başlayın! | Evde, arkadaşlar arası |
| Tuck in! | tak in | Buyurun, başlayın! | İngiltere, samimi |
| Bon appétit! | bon a-pe-tii | Afiyet olsun! | Her yerde, biraz şık |
| Help yourself. | help yor-self | Buyur, kendin al | Açık büfe, ev sofrası |
Örnek: Dinner’s ready! Come on, everyone, dig in before it gets cold. (Yemek hazır! Hadi millet, soğumadan başlayın.)
Restoranda garson “Enjoy your meal” derse
Restoranda tabağı bırakan garson genelde Enjoy your meal! ya da Enjoy! der. Doğru cevap kısa bir teşekkür: Thank you! ya da Thanks, it looks great! (Teşekkürler, harika görünüyor!).
Burada herkesin en az bir kez düştüğü komik bir tuzak var: refleksle You too! (Size de!) demek. Garson yemek yemediği için bu cevap biraz tuhaf kaçar; ama endişelenme, ana dili İngilizce olanlar da bunu sık yapar ve genelde gülüp geçilir. Restoran konuşmalarının tamamı için restoran ve kafe İngilizcesi yazısına göz atabilirsin.
Ev sahibi olarak ikram ederken
Misafir ağırlıyorsan “afiyet olsun”un yanında ikram cümleleri de gerekir. Türk misafirperverliğini İngilizceye şöyle taşıyabilirsin:
- Please, help yourself. – Lütfen, buyurun kendiniz alın.
- Would you like some more? – Biraz daha ister misiniz?
- Would you like seconds? (vud yu layk se-kınds) – Bir tabak daha ister misin?
- There’s plenty, so don’t be shy! – Bol bol var, çekinme!
- Save some room for dessert! – Tatlıya yer bırak!
Küçük bir kültür notu: İngiliz ya da Amerikalı misafir “No, thank you, I’m full” (Hayır teşekkürler, doydum) dediğinde gerçekten doymuştur. Israr etmek Türkiye’de nezaket sayılsa da orada baskı gibi algılanabilir. Bir kez sor, ikinci kez sormadan tabağını rahat bırak.
Yemekten sonra: teşekkür ve “afiyet olsun”
Türkçede misafir “Elinize sağlık” der, ev sahibi “Afiyet olsun” diye cevap verir. İngilizcede bu karşılıklı konuşma şöyle olur:
- Misafir: That was delicious, thank you so much! – Çok lezzetliydi, çok teşekkürler!
- Ev sahibi: I’m glad you enjoyed it! – Beğenmene sevindim! (Afiyet olsun!)
- Ev sahibi: My pleasure! – Rica ederim, benim için zevkti!
Yemeği öven başka cümleler: You’re a great cook! (Harika yemek yapıyorsun!), Can I have the recipe? (Tarifini alabilir miyim?), Compliments to the chef! (Şefe tebrikler!). Sonuncusu restoranda da evde de esprili bir övgü olarak kullanılır.
Sofrada işine yarayacak diğer kalıplar
| Türkçe | İngilizce |
|---|---|
| Tuzu uzatır mısın? | Could you pass the salt, please? |
| Doydum. | I’m full. / I’m stuffed. (çok samimi) |
| Ellerinize sağlık. | That was lovely, thank you. |
| Kokusu harika! | It smells amazing! |
| Biraz daha alabilir miyim? | Could I have a bit more? |
| Ben ödeyeyim. | It’s on me. / Let me get this. |
Yemek ve içecek isimlerini de sağlamlaştırmak istersen 50 temel yiyecek-içecek kelimesi listesi iyi bir başlangıç.
Kısa bir sofra diyaloğu
Bir İngiliz arkadaşını akşam yemeğine davet ettiğini düşün. Konuşma kabaca şöyle akar:
You: Dinner’s ready! Come and sit down. (Yemek hazır! Gel otur.)
Friend: Wow, this smells amazing. What is it? (Vay, kokusu harika. Ne bu?)
You: It’s called karnıyarık, aubergines stuffed with minced meat. Tuck in! (Adı karnıyarık; kıymayla doldurulmuş patlıcan. Buyur, başla!)
Friend: Mmm, this is delicious! (Mmm, çok lezzetli!)
You: Have some more bread. There’s plenty. (Biraz daha ekmek al. Bol var.)
Friend: I couldn’t eat another bite. That was lovely, thank you. (Bir lokma daha yiyemem. Çok güzeldi, teşekkürler.)
You: I’m so glad you liked it! (Beğenmene çok sevindim!)
Dikkat edersen “afiyet olsun” hem başta (Tuck in!) hem de sonda (I’m so glad you liked it!) farklı kılıklarda karşımıza çıkıyor. Türk yemeklerini anlatırken kullanacağın küçük kelimeler de işine yarar: stuffed (dolması), minced meat (kıyma; Amerikan İngilizcesinde ground beef), aubergine (patlıcan; Amerika’da eggplant), courgette (kabak; Amerika’da zucchini). İngiliz ve Amerikan kelimelerinin farklı olması sofrada en çok karışan konulardan biri.
Bir de içecek tarafı var. Biri sana çay ya da kahve uzattığında Cheers! ya da Thanks, lovely! dersin; kadeh kaldırırken söylenen “şerefe”nin karşılığı da yine Cheers!. Yani “cheers” hem teşekkür, hem vedalaşma, hem de şerefe yerine geçebilen çok yönlü bir kelime.
Yaygın hatalar
“Good appetite” İngilizcede dilek olarak kullanılmaz; anlaşılır ama yabancı durur. “Have a good appetite” ise “iştahın açık olsun” gibi garip bir cümleye dönüşür. Ayrıca biri su içtiğinde ya da kahvesini bitirdiğinde bir şey söylemene gerek yok; İngilizcede bu anların kalıbı yok. Son olarak “Bon appétit” yazarken é harfini unutabilirsin, kimse sorun etmez; okunuşu “bon a-pe-tii”.
Bir de “Enjoy” fiilinin kendisine dikkat: tek başına kullanıldığında nesne istemez gibi görünse de cümle içinde mutlaka bir nesne alır. I enjoyed. yanlış, I enjoyed it. ya da I enjoyed the meal. doğru. Kendin için söylerken de Enjoy yourself! (İyi eğlenceler!) kalıbı ayrı bir anlam taşır; yemekle değil, partiyle ya da tatille ilgilidir.
Sık sorulan sorular
“Afiyet olsun”un tek kelimelik İngilizcesi var mı?
En kısası Enjoy!. Tek kelime olduğu hâlde hem restoranda hem evde doğal durur.
Amerikalılar “Bon appétit” der mi?
Evet, hem Amerika’da hem İngiltere’de bilinir ve kullanılır. Biraz şık ya da esprili bir ton katar.
“Enjoy your meal”a ne cevap verilir?
Thank you! yeterli. Sofrada birlikte yiyorsanız You too! demek de doğru olur.
“Kolay gelsin” gibi başka Türkçe kalıpların İngilizcesi nerede?
Kolay gelsin ve geçmiş olsun yazılarımız bu serinin parçası. Tüm İngilizce içerikler için İngilizce öğren sayfasına uğrayabilirsin.
