Nervous Ne Demek? Doğru Kullanım, Örnekler ve İpuçları

Nervous Ne Demek? Doğru Kullanım, Örnekler ve İpuçları

İçindekiler Nervous Ne Demek? En Kısa Tanım ve Türkçe Karşılığı Hangi Durumlarda “nervous” Kullanılır? Anlam Nüansları ve Sık Hatalar Cümle İçinde “nervous” Nasıl Kullanılır? 10 Örnek “Nervous” ile Yaygın Kalıplar: Collocations Tablosu Benzer Kelimeler: nervous, anxious, stressed – Farkları Nelerdir? Telaffuz, Dilbilgisi ve Türevler: nervously, nervousness Pratik İpuçları: Sınav, Mülakat ve Seyahat Bağlamında Doğru Kullanım...

Son Güncelleme: 28 Ocak 2026

İçindekiler

İngilizcede çok sık duyduğumuz “nervous”, bağlama göre “gergin”, “tedirgin” ya da “tatlı bir heyecan” anlamı verebilir. Bu rehberde anlam nüanslarını, doğru edatları, güncel kullanım notlarını, örnek cümleleri ve pratik sağlam kalıpları bir araya getirdik; özellikle sınav, mülakat ve seyahat bağlamlarında güvenle kullanın.

Nervous Ne Demek? En Kısa Tanım ve Türkçe Karşılığı

“Nervous”, İngilizcede “gergin, heyecanlı, endişeli” gibi duyguları ifade eden bir sıfattır. Genellikle önemli bir olaydan hemen önce duyulan huzursuzluk, tedirginlik veya tatlı bir heyecanı anlatır. Türkçede “heyecanlı” (pozitif beklentiyle), “gergin” ya da “sinirli” (stres kaynaklı) bağlamlarına göre çevrilebilir.

Örnek: “She felt nervous before the interview.” cümlesini “Mülakattan önce gergindi/heyecanlıydı.” diye çevirebiliriz. Cümlenin bağlamı, kelimenin Türkçe karşılığını belirler.

Güncel Not: Güncel kullanımda “nervous” genellikle kısa süreli, olaya bağlı hissi anlatır; belirsizlik, uzun süren kaygı veya klinik düzeyde endişe izlenimi vermek isteniyorsa çoğu durumda “anxious” daha yerinde kabul edilir.

Hangi Durumlarda “nervous” Kullanılır? Anlam Nüansları ve Sık Hatalar

“Nervous”, genellikle kısa süreli ve belirli bir olayla ilgili kaygı/gerginlik için kullanılır: sınav, sunum, mülakat, seyahat, ilk gün, tanışma gibi. Bu duygunun kalıcı olmaması önemli bir ipucudur. Uzun süren, klinik boyuttaki kaygılar için “anxious” daha yerinde olabilir.

Sık yapılan hatalardan biri “nervous”u “angry” (kızgın) anlamında kullanmaktır. “Nervous” öfkeyi değil, içsel bir huzursuzluğu anlatır. Bir diğer hata ise “I have nervous” gibi isimle kullanmaktır. Doğrusu “I am nervous.” şeklindedir; çünkü “nervous” bir sıfattır.

Kısaca: Yaklaşan bir olay ⇒ geçici gerginlik ⇒ “nervous”. Devam eden, yaygın kaygı ⇒ çoğunlukla “anxious”. Yoğun iş baskısı ⇒ “stressed”.

Güncel Not: Güncel pratikte “nervous about” olay ve konular için en yaygın kalıptır. “Nervous of” ise özellikle Britanya İngilizcesinde kişi/şeylerden çekinmeyi belirtirken daha doğal duyulur; Amerikan İngilizcesinde bu kullanım daha sınırlı algılanır.

Cümle İçinde “nervous” Nasıl Kullanılır? 10 Örnek

1) I’m nervous about tomorrow’s exam. (Yarınki sınav konusunda gerginim.)

2) She felt nervous before giving her presentation. (Sunumunu yapmadan önce heyecanlandı/gergindi.)

3) He gets nervous when speaking in front of a large audience. (Kalabalık önünde konuşurken gerilir.)

4) They were nervous about the visa interview. (Vize mülakatı konusunda tedirgindiler.)

5) Don’t be nervous; you’ve prepared well. (Gergin olma; iyi hazırlandın.)

6) Meeting new people always makes me a bit nervous. (Yeni insanlarla tanışmak beni hep biraz gerer.)

7) I was nervous but also excited to start my first day at university. (Gergindim ama üniversitedeki ilk günüm için heyecanlıydım.)

8) She looked nervous during the flight. (Uçuş boyunca gergin görünüyordu.)

9) He became nervous when the teacher called his name. (Öğretmen adını söyleyince gerildi.)

10) I still feel nervous thinking about the interview questions. (Mülakat sorularını düşününce hâlâ geriliyorum.)

“Nervous” ile Yaygın Kalıplar: Collocations Tablosu

“Nervous” belirli edatlar ve fiillerle sık kullanılır. Aşağıdaki tablo, bağlamı hızla kavramanıza yardım eder.

KalıpAnlam/NotÖrnek
be nervous about…hakkında gergin olmakI’m nervous about the test.
be nervous of…den çekinmek (özellikle insanlar/koşullar)She’s nervous of dogs.
be nervous around…yanında/etrafında gergin hissetmekHe’s nervous around new people.
make someone nervousbirini germekExams make me nervous.
feel/get/become nervousgerilmek/gergin hissetmekHe gets nervous easily.
a bit/slightly nervoushafif düzeyde gerginI’m a bit nervous.
visibly/noticeably nervousgöze görünür şekilde gerginShe looked noticeably nervous.
nervous laughter/energygerginlikten gelen gülme/enerjiHe let out a nervous laugh.

Güncel Not: Güncel kaynaklarda “nervous about” sınav, sunum, toplantı gibi olay adlarıyla; “nervous around/of” ise kişi/hayvan/kalabalık gibi referanslarla daha sık eşleşir. Resmiyette “concerned about” ya da “apprehensive about” da tercih edilebilir.

Benzer Kelimeler: nervous, anxious, stressed – Farkları Nelerdir?

Nervous: Belirli bir olay öncesinde kısa süreli gerginlik/heyecan. “I’m nervous about the interview.”

Anxious: Daha derin, çoğu zaman geleceğe dair kaygı veya endişe. Tıbbi/psikolojik bağlamda da kullanılır. “She feels anxious about her future.”

Stressed: Baskı altında olma, yük ve yoğunluk hissi. Zaman ve iş yüküyle ilişkilidir. “He’s stressed because of deadlines.”

Özetle: Sunumdan önce “nervous”, uzun süren belirsizlikte “anxious”, yoğun iş temposunda “stressed” tercih edilir. Bağlama göre Türkçe çeviri de değişir.

Güncel Not: Günlük dilde bazı konuşurlar “anxious” kelimesini “eager” (hevesli) yerine de kullanabilir; ancak resmî yazım ve sınav İngilizcesinde bu kullanım belirsizlik yaratabileceği için çoğu durumda bağlamı netleştirmek önerilir.

Telaffuz, Dilbilgisi ve Türevler: nervously, nervousness

Telaffuz: “nervous” genellikle Britanya İngilizcesinde /ˈnɜːvəs/, Amerikan İngilizcesinde /ˈnɝːvəs/ şeklinde okunur. Son hecedeki “-ous” kısa ve zayıf vurguludur. Amerikan İngilizcesinde r-sesi daha belirginleşir.

Söz türü: “nervous” bir sıfattır. Bu yüzden “be” fiiliyle kullanılır: “I am nervous.” “Have” ile kullanılmaz: “I have nervous” yanlıştır.

Türevler: “nervously” (zarf) – “gergin bir şekilde”. Örnek: “She smiled nervously.”; “nervousness” (isim) – “gerginlik”. Örnek: “His nervousness was obvious.”

Çok söylenen ifade: “butterflies in my stomach” (karnımda kelebekler uçuşuyor) tatlı bir heyecanı anlatır; bağlama göre “nervous” ile birlikte kullanılabilir.

Pratik İpuçları: Sınav, Mülakat ve Seyahat Bağlamında Doğru Kullanım

Sınav: “I’m nervous about the exam” doğrudur. Not: “for the exam” hazırlık/amaç anlamı taşır, gerginliği değil. Gerginliği ifade etmek için “about” en doğal seçimdir.

Mülakat: “She was nervous during the interview.” Mülakat öncesi “before the interview”, mülakat anı “during the interview” ile belirtilir. Sıklık zarflarıyla doğallaştırabilirsiniz: “a bit”, “slightly”, “really”.

Uçuş/seyahat: “He felt nervous on the plane.” Uçuş korkusu gibi kalıcı durumlarda “afraid of flying” daha net olabilir; ancak o anki huzursuzluk için “nervous” uygundur.

Sunum: “Speaking to a large crowd makes me nervous.” Etken yapıyla kalıbı pekiştirirsiniz: “makes me nervous”.

Yurtdışı planlarınız, okul veya vize mülakatlarınız öncesinde hem dilinizi hem özgüveninizi güçlendirmek için Lemon Academy’nin Yurtdışı Eğitim Danışmanlık hizmetinden yararlanabilir, gerçek senaryolarla pratik yapabilirsiniz.

Güncel Not: Son dönemde çevrim içi mülakatlar ve uzaktan gözetimli sınavlar yaygınlaştı; bu ortamlarda arka plan, internet bağlantısı ve kamera karşısında göz teması gibi unsurlar gerginliği artırabilir. Cümlenizi bağlama göre sade tutmak akıcılığı destekler.

“Nervous” Nasıl Doğru Kullanılır? Adım Adım

  1. Bağlamı belirle: Hissin kısa süreli ve olaya bağlı mı (nervous), yoksa daha yaygın bir kaygı mı (anxious) olduğuna karar ver.
  2. Doğru edatı seç: Olay/konu için “about”, kişi/şey için “of/around” kullan; belirsiz durumlarda “about” güvenli seçenektir.
  3. Yoğunluğu ayarla: “a bit/slightly/really” gibi zarflarla duygunun seviyesini doğal biçimde ifade et.
  4. Fiil ve yapı uyumunu koru: “be/feel/get nervous” kalıplarını kullan; “have nervous” gibi hatalı yapılardan kaçın.
  5. Cümleyi bağlama sabitle: Zaman/yer belirterek netleştir: “before the exam”, “during the interview”, “on the plane”.
  6. Geri bildirimle pekiştir: Kısa konuşma pratikleri yap, kayıt al, doğal olmayan kısımları sadeleştir ve yeniden dene.

Öğrenmeyi Hızlandırma: Araçlar ve Çalışma Planı

Adım 1 – Mevcut seviyeni ölç: Önce eksiklerini netleştir. Hemen İngilizce Seviye Testi Çöz diyerek başlangıç noktanı belirle, “nervous” gibi günlük sıfatları hangi düzeyde kullandığını gör.

Adım 2 – Tematik tekrar: “Sınav”, “mülakat”, “seyahat” temaları altında 5–10 cümle yazarak “nervous”u farklı bağlamlarda kullan. Her cümleyi bir kez yüksek sesle oku, bir kez yaz, bir kez de farklı bir kelimeyle (anxious, excited) yeniden kur.

Adım 3 – Geri bildirim: Kısa konuşma pratikleri yap. Aynanın karşısında 60 saniyelik “elevator pitch” denemeleriyle “I’m a bit nervous but…” gibi kalıpları otomatikleştir.

Adım 4 – Sürükleyici ortam: Kısa videolar, podcastler ve örnek diyaloglar dinle. “Nervous about” ve “make me nervous” geçişlerini yakalayıp not defterine ekle.

Adım 5 – Bağlamsal öğrenme: Yurt dışına hazırlık sürecindeysen, gerçek yaşam odaklı sınıflar için Yurtdışında Dil Eğitimi programlarını incele. Sunum, proje ve mülakat simülasyonlarıyla “nervous” kullanımını doğal akışta pekiştir.

Sonuç

“Nervous”, belirli bir olay öncesinde hissedilen kısa süreli gerginlik ve heyecanı anlatan güçlü bir sıfattır. Doğru edatlar (“about/of”), yaygın kalıplar (“make me nervous”) ve bağlama uygun sözcük seçimleriyle iletişiminizi net ve doğal hâle getirir. Özellikle sınav, sunum ve mülakat gibi yüksek baskılı anlarda İngilizceyi akıcı ve doğru kullanmanız, ifadelerinizi güvenle aktarmanıza yardımcı olur.

Dil, pratikle güçlenir. Doğru çalışma planı ve uzman yönlendirmesiyle “nervous” gibi temel sıfatları bağlama uygun biçimde kullanmak çok daha kolaydır. Lemon Academy olarak; danışmanlık, kaynak ve pratik fırsatlarıyla yurt dışı hedeflerinize bir adım daha yaklaşmanızı amaçlıyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

S: “Nervous” ne zaman “heyecanlı”, ne zaman “gergin” diye çevrilir?
C: Bağlama göre. Pozitif beklenti (konser, ilk buluşma) varsa “heyecanlı”; stres ve tedirginlik baskınsa “gergin/tedirgin” daha uygundur.

S: “I have nervous” doğru mu?
C: Hayır. “Nervous” sıfattır; “be” fiiliyle kullanılır: “I am nervous.” İsim formu “nervousness”tir: “I have nervousness” doğal değildir; genellikle “I feel nervous” denir.

S: “Nervous about” mı, “nervous of” mu?
C: Bir olay/konu için “about” (nervous about the exam); bir kişiden/şeyden çekinmek için “of” (nervous of strangers) daha yaygındır.

S: “Nervous” ile “anxious” arasındaki fark pratikte nasıl anlaşılır?
C: Kısa ve olaya bağlı tedirginlik “nervous”; daha derin, yaygın ve kimi zaman klinik düzeyde endişe “anxious” ile ifade edilir. Günlük konuşmada kısmi örtüşme olabilir.

S: Telaffuzu nasıldır?
C: /ˈnɜːrvəs/ şeklinde. Son hece kısa, “-əs” gibi. Amerikan İngilizcesinde “r” daha belirgin duyulur.

S: “Nervously” ve “nervousness” nasıl kullanılır?
C: “Nervously” zarf: “He laughed nervously.”; “nervousness” isim: “Her nervousness disappeared after a while.”