Londra’da Yapılacak En İyi 39 Şey

22 Aralık 2021

İngiltere‘nin başkenti olan Londra, her sene milyonlarca turisti kendine çekmektedir. Birleşik Krallık‘ın en önemli şehrinde gezip görülecek, yapılacak onlarca seçenek mevcut. Peki Londra en güzel nasıl değerlendirilir? sorusunun arayışı içindeyseniz; merak etmeyin! ‘Londra’da Yapılacak En İyi 39 Şey’ listemiz ücretsiz günlerden kaçırılmayacak restoranlara kadar her şeyi keşfetmenizi sağlıyor! :)) 1-V&A’da birinci sınıf bir sergi görün!...

İngiltere‘nin başkenti olan Londra, her sene milyonlarca turisti kendine çekmektedir. Birleşik Krallık‘ın en önemli şehrinde gezip görülecek, yapılacak onlarca seçenek mevcut. Peki Londra en güzel nasıl değerlendirilir? sorusunun arayışı içindeyseniz; merak etmeyin! ‘Londra’da Yapılacak En İyi 39 Şey’ listemiz ücretsiz günlerden kaçırılmayacak restoranlara kadar her şeyi keşfetmenizi sağlıyor! :))

1-V&A’da birinci sınıf bir sergi görün!

Londra müzeleri arasında kesinlikle ziyaret etmenizi düşündüğümüz Victoria& Albert Museum (V&A), en iyi dekoratif sanat ve tasarımın savunuculuğunu yapan birinci sınıf bir müzedir. Müze dünyanın en geniş süsleme sanatları ve dizayn içeriğine sahiptir. 4,5 milyon nesnenin üzerinde bir koleksiyona daimi olarak ev sahipliği yapmaktadır.

Neden gitmeliyim? VIII. Henry’den Kraliçe Victoria’ya kadar İngiliz tasarım tarihinin izini sürmek için bu müze görülmeye değer! Yüksek profilli sergiler genellikle satar ancak kalıcı sergiler de büyüleyici ve ziyaret edilmesi ücretsizdir. Aynı zamanda müze, mini bir evcil hayvan mezarlığı içermektedir.

2- Borough Market’i gezin ve alışveriş yapın!

London Bridge metro durağının hemen yanında bulunan Borough Market, geçmişi 13.yy kadar uzanan Londra’nın en eski gıda pazarı, gurme lezzetlerden oluşan bir berekettir. Market, pazar hariç haftanın 6 günü hizmet vermektedir.  Burada ayaküstü sosis, burger, pizza yemek isteyenler için harika tezgahlar var. Aynı zamanda haftasonu 70 ayrı stand bulunan pazarda yok yok! Alışveriş için de tercih etmeniz gereken yer bizce belli! :))

Neden Gitmeliyim? Eğer, geleneksel Londra’yı görmek istiyorsanız Borough Market’i ziyaret noktalarınıza eklemenizi tavsiye ederiz. Eskiden İngiliz ürünlerini öne çıkaran pazar, günümüzde küresel tüccarlar ve sokak yemeği satıcıları ile de dolmuştur. Fransız confit-ördek sandiviçlerinin, Etiyopya yahnilerinin ve viski yumurtalarını tadını çıkartın deriz! :))

3- Tate Modern’de modern sanata tanıklık edin!

2016 yılında açılan Tate Modern, Lonra’nın Güney Yakası’nda modern ve çağdaş sanata adanmış bir nehir kenarı simgesidir. Pimlico’nun Tate Britain’inin daha genç, daha havalı kardeşi olan Tate Modern, bükülmüş bir piramit şeklini andıran yapı mimarisiyle hala çok konuşuluyor!

Neden Gitmeliyim? Tate Modern, Bankside Elektrik Santrali’ne dayanmaktadır. 2016 Switch House uzantısı, galeri alanı ve Londra silüetinin 360 derecelik inanılmaz manzaralarını yapıya ekledi. Eşsiz mimarisinden ilham almak için bile buraya gelinir diyoruz ancak ücretsiz kalıcı koleksiyonun bir parçası olan Warhol, Matisse ve Bourgeois gibi sanatçıların eserlerini keşfetmek için içeri girmenizi de öneririz.

4- Liberty’nin modaya açılan kapısından içeri girin!

Her zaman orijinal olan Liberty, Oxford Circus yakınlarında kurulan bir mağazadır. 1875 yılında kurulduğu bilinen bina, kurşunlu pencereleri ile şimdiki Marlborough Caddesi sitesi 1920’lerde inşa edilmiştir. 

Neden Gitmeliyim? Liberty, tarihi üzerinde ticaret yapsa da, ahşap panelli odalarına modaya uygun yenilikleri sıkıştırıyor. Liberty kumaşlarını bilenler bu muhteşem kumaşı artık bir mil öteden bile fark edebiliyor. Bu kumaş o kadar rahat hissettiriyor ki!.. Sizin de ipeklere, Liberty baskılı pamuklulara ve tek seferlik tasarımcı işbirliklerine göz atmanızı öneririz. Aynı zamanda moda alışverişinin yanı sıra, güzellik salonu, ünlü makyaj ve cilt bakım markaları da sizi burada karşılayacaktır! :))

5- Columbia Road Flower Market’ı bir pazar günü ziyaret edin!

Londra’nın en eski ve en sevilen çiçek pazarlarından biri olan Columbia Road Flower Market çiçekseverlerin uğrak noktalarından birisidir. Sadece pazar günleri 08:00- 15:00 saatleri arasında hizmet veren Columbia Road Flower Market, bulunduğu dar caddeyi mis kokulu çiçeklerle dolduruyor!

Neden Gitmeliyim?  Doğu Londra’da mis gibi bir pazar geçirmek istiyorsanız ilk adresiniz kesinlikle Columbia Road Flower Market olmalı! Birbirinden renkli ve çeşitli çiçeklerle hayatınıza renk katabilir ve hatta veranda alanınız varsa bir muz ağacı bile satın alabilirsiniz! :))

Lemon Academy’den bir tüyo: Daha uyguna alışveriş yapmak istiyorsanız, piyasanın yavaşladığı 14:00-15:00 saat aralığında pazarı ziyaret etmenizi öneriyoruz. Çünkü o zamanlar tüccarlar ellerinde kalan ürünleri satmak için fiyatları düşürmektedir.

6- E Pellicci’de İngiliz kahvaltısı sipariş edin!

E Pellicci, Doğu Londra’da 1900’den beri faaliyet göstermektedir. Özellikle İngiliz kahvaltısını denemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz!

Neden Gitmeliyim? Süslü panelli ahşap bir dekora sahip olan E Pellicci, geçmiş dönemlerin izlerini bünyesinde yaşattığı için İngiliz Mirası tarafından II. Derece listesinde yerini almıştır. Müşterilerin en sevdiği şey ise, kızartmalar, ızgaralar ve İtalyan tabaklarının hala aynı aile tarafından pişiriliyor oluşu! :))

7- Kew Gardens’ın büyüsüne eşlik edin!

Kew Gardens, 120 dönümlük güzel yeşil alan, çarpıcı manzaralar, nadir bitkiler, Kew Palace (Kew Sarayı),Viktorya dönemine ait seralar, the Great Pagoda (Büyük Pagoda) ve bir ağaç tepesi yürüyüş yolu ile doludur. Canlı koleksiyonlarında 30.000’den fazla bitki türünü içinde barındırmaktadır.

Neden Gitmeliyim? Bu dünya lideri botanik bahçesi, yılın zamanı fark etmeksizin her zaman büyüleyicidir ancak Kew Gardens’ın sonbahar havasının da bir başka olduğunu söylemeden geçmeyelim! :))

8- Dukes Bar’ın konforunda Martini yudumlayın!

Hem görkemli hem de konforlu bir ortamda güçlü ve lezzetli bir kokteyl arıyorsanız, bu otel barı sizin için doğru yer! :))

Neden Gitmeliyim? Stanley Tucci’nin favori mekanı olan Dukes  Bar, aynı zamanda James Bond kitaplarını yazarken Ian Fleming’in de favorisiydi. Kokteyller şehrin en pahalıları arasındadır ve çıkış yolunda St. James’in parke taşları arasında sendeleme ihtimaliniz yüksektir ( çünkü içecekler bir o kadar güçlü).  Ayrıca bar atıştırmalıkları da bir harika!

9- Portobello Road Market’te antika avına çıkın!

Notting Hill’de pastel boyalı, pitoresk bir alışveriş caddesinde bulunan Portobello Road Market, dünyanın en zengin ve ismi en bilindik pazarlarından biridir. Meyve ve sebze tezgahlarına da ev sahipliği yapıyor ancak pazar, antikalarıyla ün kazanmıştır.

Neden Gitmeliyim? Portobello Market en çok yolun sonundaki Chepstow Villaları’ndaki antikalar ve bric-à-brac tezgahlarıyla tanınmaktadır. Açılır masalar gözünüzde ucuz bir imaj çizmesin çünkü burada ciddi hazineler saklı! Daha fazla ikinci el eşya için Westway’in ötesindeki yolun ilerisine gitmelisiniz. Aynı zamanda Londra’nın en fazla ziyaret edilen on merkezinden biri burasıdır. Bu yüzden, antikalarla ilgilenmeyenler bile, sırf dünyanın çeşitli yerlerinden gelen insanları gözlemlemek amacıyla Portobello’ya uğramadan dönmemektedir.

10- Neon ışık dünyasına giriş yapın!

Walthamstow Köyü’nün yakınlarında bir sanayi arazisinde bulunan depoda (God’s Own Junkyard), sanatçı Chris Bracey’den çarpıcı bir dizi neon tabela ve sanat eserleri sergilenmektedir.

Neden Gitmeliyim? Rahmetli sahibi sanatçı Chris Bracey, yaklaşık 40 yıl boyunca ışık topladı ve onları işleyip restore etti. God’s Own Junkyard’da sergilenen parçalar, filmlerde, reklam kampanyalarında ve moda çekimlerinde boy göstermiştir. Bizce burayı listenize eklemeli ve neona doymalısınız!

11- Soho’ nun kaldırımlarından insanları izleyin!

Soho, Londra’da West End denilen bölgenin merkezinde yer almaktadır. Pekte parlak bir geçmişe sahip olmayan West End mahallesi, artık trafiğe kapalı sokaklarında içki içen insanlarla ve lokantalarla dolup taşıyor.

Neden Gitmeliyim? Soho, sanatla sanatçısıyla, bohemlikle birlikte anılan, kimi insanları tedirgin eden, her telden insanın bulunduğu, her çeşit yerin olduğu marjinal bir yer diyebiliriz. Soho’nun hemen hemen her sokağında birbirinden farklı tarzda iç mekan kafeler olduğu gibi, sokakla buluşan ‘kaldırım kafeleri’ de vardır. Soho’nun sokak-kafe kültürüne bir şans vermenizi öneririz. :))

12- Chinatown’da harika yemeklerle ziyafet çekin!

Londra’nın küçük -ve biraz kötü tanımlanmış- Chinatown’ı, kuzeyde ve batıda Soho, güneyde ve doğuda Theatreland arasında kalan Çin kültürünün hakim olduğu bir yerleşim bölgesidir.

Neden Gitmeliyim?  İki dilli sokak tabelaları, renkli pagodalar, aslan heykelleri ve büyük kırmızı- altın rengi kapılar, sizi restoran ve dükkanlarla dolu bir alana davet ediyor! Bir dizi Çin restoranını, süpermarketi, pastaneyi, hediyelik eşya dükkanını ve diğer Çin işletmelerini içeren yere, özellikle Çin kültürü meraklısı olanların bir şans vermesini öneririz! :))

13-  Barbican Centre’da kaybolun!

Barbican Centre, Londra’da bulunan bir gösteri sanatları merkezidir. Aynı zamanda Avrupa’nın en büyük gösteri sanatları merkezi de burası!

Neden Gitmeliyim? Barbican Centre, aynı zamanda 2.000 imrenilen daire ve çok sayıda labirent gibi yürüyüş yolu içeren Barbican Estate’in içinde bulunan bir merkezdir. Kapalı bahçede 2.000 bitki türü bulunmaktadır. Ayrıca klasik ve modern konserlere, tiyatro gösterilerine, film gösterimlerine ve sanat sergilerine ev sahipliği yapmaktadır.

14- Southbank Centre’da kültüre doyun!

Nehir kenarındaki bir sanat ve eğlence devi olan Southbank Centre, Hayward Galerisi, Kraliçe Elizabeth Salonu, Purcell Odaları ve Şiir Kütüphanesini bünyesinde barındırmaktadır. 

Neden Gitmeliyim? Avrupa’nın en büyük sanat merkezi olan Southbank Centre’da her zaman görülecek ve yapılacak bir şeyler var! Sanat merkezi, her yıl sanat, tiyatro, klasik ve çağdaş müzik, dans, edebiyat türlerinden çeşitli etkinlik içeren bir festival programına ev sahipliği yapmaktadır. Tabi burada sadece kültür boy göstermiyor. Southbank Centre restoranları da son derece popüler. Bunlardan Las Iguanas, Wagamama gibi büyük isimler kitlelere hitap etmektedir. Tüm bu seçeneklerin yanı sıra biz buraya sadece manzarası için bile gelinir diyenlerdeniz!

15- Ulusal Tiyatro’da dramayı ve komediyi keşfedin!

National Theatre (Ulusal Tiyatro) ,South Bank’ta gururla yerini almış İngiltere’nin en önde gelen performans sanatları mekanlarından birisidir.

Neden Gitmeliyim? NT, seyircilerin hoşuna giden ücretsiz yayın serisiyle baya bir gönül fethetti! Şimdilerde tiyatronun hayatta kalmasına yardımcı olmak için bir bilet alarak bu iyiliğe karşılık verebilirsiniz! :))

16- Natural History Museum’da uzak tarihe tanıklık edin!

Hem bir araştırma kurumu hem de muhteşem bir müze olan Natural History Museum, yaklaşık 80 milyon bitki, hayvan, fosil, kaya ve mineral örneğine ev sahipliği yapmaktadır. Bu büyüleyici müze gerçekten harikalarla dolu!

Neden Gitmeliyim? Animatronik dinozorlarla, insan boyutunda bir fetüs modeli, bir dodo, dev bir sekoya ağacı, bir deprem simülatörü ve karanlıkta parlayan kristallerle yüz yüze gelmek ister misiniz? Cevabınız evet ise adresiniz belli! Ayrıca Londra’nın en sevilen dinazoru biricik Dippy the Diplodocus da bu müzede sizi tüm heybetiyle karşılayacak! :))

17- Sky Garden’ın manzara nimetlerinden nasiplenin!

Telsizi andıran benzersiz şekli nedeniyle Walkie Talkie olarak da bilinen Sky Garden, Londra’nın en yüksek halka açık bahçesidir.

Neden Gitmeliyim? Şehrin tam göbeğinde, Fenchurch Caddesi üzerinde bulunan Sky Garden, ilk açıldığında büyük bir heyecan yarattı. Bunun nedenini, bu eşsiz yapının 35.katına çıkıp muhteşem manzaralara tanıklık ettiğinizde kesinlikle anlayacaksınız! Instagrama düşman çatlatacak derecede güzel fotoğrafların çıkacağına eminiz. :)) Ayrıca Sky Garden’a erişim ücretsizdir ancak alanlar sınırlı olduğundan dolayı önceden rezervasyon yaptırmanızı öneririz.

18- Tower of London’da tarih dersi alın!

Londra’da gezilecek yerler denildiğinde ilk sıralarda akıllara gelen Tower of London, zamanında büyük dramların yaşandığı söylenen bir kale. Günümüzde ise son derece popüler bir turistik mekana dönüşmüştür.

Neden Gitmeliyim? 900 yıllık anıt, ülkenin en iyi tarihi mekanlarından biridir ve tüm gününüzü doldurmaya yetecek kadar bölmeye ev sahipliği yapmaktadır. Ancak bir bölüm var ki tüm ziyaretçilerin dikkatini çekmeyi başarıyor! O da kraliyet ailesinin mücevherlerinin sergilendiği bölüm. Bizce burayı kesinlikle gezmelisiniz! Aynı zamanda kalabalıkları yenmek için erken gelmenizi öneririz. :))

19- British Museum’da Rosetta taşını deşifre edin!

British Museum,  İngiltere’nin insanlık tarihi, sanatı ve kültürüne adanmış en ünlü kurumlarından birisidir. Müze, dünyanın her yanından getirilen Antik Çağ yapıtları ve etnografya koleksiyonlarını bünyesinde barındırmaktadır.

Neden Gitmeliyim? British Museum’da görülecek birçok şey var! – Parthenon heykelleri, Lewis Chessmen, The Rosetta Stone bunların sadece bir kısmı.. Mısır’da kale yapımındaki bir kazı sırasında rastlantı eseri bir Fransız askeri tarafından bulunan ve Hiyeroglifleri deşifre etmenin anahtarı olan dünyaca ünlü Rosetta Stone, koleksiyonun da en çok aranan parçasıdır.

20- İngiltere’nin en uzun gökdeleninden manzaraya doyun!

The Shard, Londra’nın 309.6 metre yüksekliğindeki 95 katlı gökdelenidir. Ayrıca Batı Avrupa’nın da en yüksek binası olmasıyla bilinen The Shard’da restoranlar, mağazalar, ofisler ve beş yıldızlı otel bulunmaktadır.

Neden Gitmeliyim? The Shard, şehrin silüetini eskisinden çok daha keskin yapmasının yanı sıra, Londra’ya tüm ihtişamıyla bakmak için gerçekten harika bir yer ! Gözlem yeri 244 metre yükseklikte olup açık havada 60 km uzaktaki yerler görülebilmektedir.

21- Carnaby Street’de renklenin!

Regent Street’in orta kısmına paralel uzanan, yayalara ayrılmış olan Carnaby Street, bağımsız markalar, ilginç amiral mağazaları ve şehrin en iyi yeme içme mekanlarından bazılarıyla dolu, hareketli bir alışveriş noktasıdır. 

Neden Gitmeliyim? Bu trafiğe kapalı cadde, Londra’nın en iyi alışveriş yerlerinden biridir. Hareketli 60’ların kalbinde yer almasıyla tanınan cadde aynı zamanda, zamanında Creative Carnaby, Jimi Hendrix, The Beatles, The Rolling Stones ve Elizabeth Taylor gibi isimlerin düzenli uğrak noktası idi. Ünlü isimlerin geçtiği yeri görmek, Londra’daki en stressiz ve benzersiz alışveriş deneyimine katılmak.. Seçeneğiniz hangisi olursa olsun; burası bizce listenizde olsun! :))

22- Küçük Venedik kanallarında yürüyüşe çıkın!

Pitoresk su yolları ve dar teknelerle tanınan Little Venice, Paddington’un hemen kuzeyinde bulunur ve Londra’nın sakin ve fotojenik bir bölgesidir!

Neden Gitmeliyim?  Küçük Venedik’in özel bir yer olduğu bizce çok aşikar! Rembrandt Bahçeleri’nde dolaşabilir, The Summerhouse’da deniz ürünleri ziyafeti yapabilir, büyüleyici Clifton Nurseries’deki Quince Tree Café’de bir fincan kahve içebilirsiniz. Ardından Küçük Venedik ve Camden Lock arasında seyahat eden bir gemi yolculuğuna atlayabilir ya da Londra Hayvanat Bahçesi veya Primrose Tepesi’ne giden kanal çekme yolu boyunca yürüyebilirsiniz! Seçeneklerin birbirinden fazla ve güzel olduğundan emin olabilirsiniz! :))

23- St. James’s Park’ta doğayla bir gün geçirin!

Londra’nın en eski kraliyet parkı olan ve Londra’nın kalbinde yer alan St James’s Park, 58 dönümlük bir alanı kaplar ve Buckingham Sarayı’na yakın bir konumdadır. 

Neden Gitmeliyim?  St James’s Park, yıllar içinde birçok değişiklik geçirmiştir. Kral Henry VII zamanında bataklıktı ve çoğunlukla geyik yetiştirme alanı olarak kullanılıyordu. IV. George’un emriyle John Nash tarafından yeniden düzenlenen park, yemyeşil manzaralara, dolambaçlı yollara, müzelere ve sincap veya pelikanlar gibi çeşitli hayvanlara ev sahipliği yapmaktadır. Parkın batı ucunda Buckingham Sarayı’nın güzel manzarasını ve etrafta koşturan sincapları bizce görmelisiniz!

24- Richmond Park’ta geyik şölenine tanıklık edin!

Doğaseverler buraya! Londra’nın en büyük, en görkemli kraliyet parkı olan Richmond Park’a hoşgeldiniz! 

Neden Gitmeliyim?  Bu eski kraliyet avlanma yeri yüzyıllar boyunca çok bir değişikliğe uğramadı, ancak günümüz ziyaretçilerinin ok ve yaydan ziyade uçurtma kullanma olasılığı daha yüksek! :)) Oyun alanları, golf sahası, binicilik parkurları, bisiklet yollarını içinde barındıran park, ormanlık manzaraları ile gerçekten huzuru bulabileceğiniz güzellikte! Sadece insanlara çok alışık olsalar da park içinde serbest dolaşan geyiklere dikkat etmeniz konusunda bir küçük uyarı yapalım! :))

25- Science Museum’da uzayı keşfedin!

1857 yılında kurulan Science Museum, Londra’nın en büyük turistik mekanlarından ve dünyanın en büyük müzelerinden biridir. Apollo 10 (Aya giden uzay aracı) komuta modülü ve bir uçuş simülatörü de dahil olmak üzere yedi katlı eğitici ve eğlenceli sergilere sahiptir.

Neden Gitmeliyim? Teknoloji ve bilime ilgisi olan birinin kesinlikle ziyaret etmesi gereken bir müze olan Science Museum, küçükler için gündüz oyunlarından, yetişkinler için geç saatlere kadar, herkes için ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor! Bu bilimsel keşif evinden mutlu ayrılacağınızdan eminiz! :))

26- Primrose Hill’in manzara şölenine tanıklık edin!

Primrose Hill, Regent’s Park’ın kuzeyinde yer alan, Grade II listesindeki bir halka açık parktır. Adını parkın merkezindeki 64 metrelik doğal tepeden almıştır.

Neden Gitmeliyim?  Başkentin resimli kartpostal görüntüsüne tanıklık etmek için Primrose Hill’i ziyaret etmek doğru bir tercih olacaktır! Ayrıca tepenin yamacında  “Shakespeare’in Ağacı” olarak bilinen bir meşe ağacı da sizi bekliyor!

27- Harry Potter Stüdyo Turunda Hogwarts’ı ziyaret edin!

Londra ve çevresi Harry Potter mekanıyla dolup taşıyor ancak bu mekanların arasından özellikle Watford’daki Warner Bros Studio Turu şüphesiz en büyülü olanı!

Neden Gitmeliyim? Başkent, Harry Potter noktalarıyla öne çıkmaktadır. Diagon Yolu gibi mekanlar burada kurulmuş ve dünyaca ünlü film serisinden sahneler burada çekilmiştir. King’s Cross’taki Platform 9¾’de yürüyüş turları ve fotoğraf çekimleri var. Bu anı ölümsüzleştirmek isteyeceğinizden eminiz! Ancak, tüm bunların yanında bir yer var ki! O da; başkentin hemen dışındaki Warner Bros Studio Tour: The Making of Harry Potter. Sekiz seri filminin inanılmaz sahne ve setleriyle yakınlaşmak için bizce buraya kesinlikle gelmelisiniz. Harry Potter hayranları bizce buraya bayılacak! 🙂

28- Curb Seven Dials’ın lezzet kapılarını aralayın!

Modadan dünya mutfağına birçok mekanın bulunduğu 7 tane yolun birleştiği ortak bir nokta olan Curb Seven Dials, değişik tatlar deneyimleyip harika vakit geçirebileceğiniz harika bir yer! 

Neden Gitmeliyim? Pick & Cheese, Camden Town’ın efsanevi The Cheese Bar’ının arkasındaki ekip tarafından yönetiliyor ve gerçekten işlerini çok iyi biliyorlar. Burada, fındıklı gevrek soğuk ve şeri kirazlı taze ricotta da dahil olmak üzere 25 eşleştirmeyi bir araya getirdiler. Sadece oturun ve keyfini çıkarın!

29- Brick Lane Beigel Bake’den günün her saati nasibinizi alın!

Brick Lane’de kurulan Beigel Bake, 1974’den beri Londralılara taze ürünler sunan büyüleyici bir fırın.

Neden Gitmeliyim? Tuzlu dana bejel (veya simit). Tuzlu, etli, hardallı bu yiyecek ağzınızda bir şenlik havası yaratacak! Gece vardiyalı taksi şoförleri, parti insanları, bilgili turistler ve yerel halkına kadar herkes tarafından ziyaret edilen bu yer günün her saatinde oldukça popüler!

30- Tower Bridge’de bünyenize adrenalin takviyesi yapın!

Tower Bridge, Londra Kulesi’nin yakınında 42 metre aşağısındaki Thames Nehri’yle arasında sadece cam bulunan başkentin en ünlü köprüsü.

Neden Gitmeliyim? Dünyanın en ünlü nehir geçitlerinden olan Tower Bridge’nin, altından büyük gemiler geçerken ortasından yukarı kalkarak açılıyor olması, onu ‘London Bridge fall down’ şarkısıyla akıllara kazımıştır. İnanılmaz manzaralara tanıklık edeceğiniz Tower Bridge’de eşsiz bir deneyim yaşamak istiyorsanız yoga yapmanızı öneririz! :))

31- Daunt Books’ın raflarında kaybolun!

Daunt Books, 1990 yılında James Daunt tarafından kurulan güzel, bağımsız bir kitapçı dükkanı.

Neden Gitmeliyim? Küçük zincirin amiral gemisi Daunt Books Marylebone, Londra’nın en güzel kitapçısı olabilir! Tüm kitaplar, içerikten bağımsız olarak ülkeye göre düzenlenmiştir, bu da eğlenceli ve benzersiz bir tarama deneyimini beraberinde getirir. Havasıyla sizi etkileyecek olan Daunt Books’tan elin boş çıkmayacağınıza eminiz!

32- Prince Charles Cinema’da sezonluk bir film izleyin!

Leicester Square’deki efsanevi Prince Charles Cinema, Londra’nın merkezindeki en havalı ve bir o kadar da eğlenceli sinema evidir.

Neden Gitmeliyim? Yeni çıkanlar, bağımsız film, kült ve sanat eseri gibi geniş bir film skalasına sahip olan Prince Charles Cinema, Londra’daki en ucuz sinemalardan biri olmasının yanı sıra bütün gece süren pijama sinema partileri ile diğerlerinden ayrılmaktadır. Evinizdeki rahatlıkla izleyeceğiniz filmler bizce çok eğlenceli!

33- Regent’s Park’ta kendinize huzurlu saatler yaşatın!

Regent’s Park, Londra Hayvanat Bahçesi, kayıkla gezilen bir göl ve yemyeşil gül bahçelerine ev sahipliği yapan I.Derece listesindeki bir kraliyet parkıdır.

Neden Gitmeliyim? Özellikle Regent’s Park’taki ülkenin en büyük gül koleksiyonlarından birine ücretsiz ve biletsiz erişimimiz olduğunu düşünürsek gerçekten şanslı sayılırız! Kraliçe Mary’nin Bahçeleri, benzersiz Kraliyet Parkları gülü de dahil olmak üzere 85’ten fazla çeşitten yaklaşık 12.000’e ev sahipliği yapmaktadır. Bitki ve doğa tutkunları yerini aldı bile!

34- O2 Arena’da müziğe doyun!

2000 yılını kutlamak için Millenium Dome olarak inşa edilen O2 Arena, bugünlerde en iyi canlı müzik mekanı olarak biliniyor.

Neden Gitmeliyim?O2 Arena dünyanın her yerinden harika sanatçıları ağırlıyor! Müziğe doymak, dünyaca ünlü sanatçıları yakından görmek için burayı ziyaret rotalarınıza eklemenizi öneririz. :)) İş sadece müzikle de bitmiyor.. Restoranlar, barlar, bowling salonu, sinema, Oxygen Freejumping trambolin parkı ve yeni outlet alışveriş merkezi Icon.. Hepsini içinde barındıran bir yer düşünün ve rotanızı buraya çevirin deriz! :))

35- Duck & Waffle’da brunch keyfi!

Londra’daki 110 Bishopsgate’in 40. katında yer alan Duck & Waffle, geleneksel İngiliz mutfağına eğlenceli bir bakış sunuyor. Kahvaltı, brunch, tatlı.. ne isterseniz restoran 7/24 hizmetinizde!

Neden Gitmeliyim? Çok seçenek var ne seçmeliyim? diye düşünüyorsanız,  Özel konfit ördek bacağı, kızarmış ördek yumurtası, akçaağaç şurubu ve waffle gibi yemeklerin tadını en muhteşem arka plan manzarası eşliğinde çıkarın deriz! :))

36- Green Lanes’de harika Türk yemekleri yiyin!

Green Lanes, Kuzey Londra’da bir ana yoldur. Başkentin en uzun caddelerinden biri olan yer, Londra’nın en büyük Türk topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor.

Neden Gitmeliyim? En iyi Türk yemekleri için burayı kaçırmayın! Harika hamur işleri, yemyeşil sebze dükkanları, birbirinden lezzetli kebaplar ve sizi uykunuzdan uyandıracak koyu kahve düşünün. Düşünmekle de kalmayın bizce kesinlikle gidip deneyin efeniim! :)) Ayrıca ballı, baklava dolu kutular için Antepliler’in tatlı tarafına da uğramadan günü bitirmeyin deriz. :))

37- London Eye’da gezintiye çıkın

Londra’da gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazı! Şehrin eşit derecede muazzam manzarasına sahip, South Bank’ta dev bir dönme dolap olan London Eye, yılda üç milyona yakın turisti içine çekmektedir.

Neden Gitmeliyim? Saatte 0,6 mil hızla dönen London Eye, hızlı bir dönüş döngüsünden çok zarif bir piruet gibidir ve size şehrin şaşırtıcı aynı zamanda bir o kadar güzel manzaralarını sunar. 135 metre yüksekliğindeki bu yapıdan Buckingham Sarayı’nda Big Ben’i, Tower Bridge’i ve çay yudumlayan bir Kraliçe’yi görebilirsiniz! :)) 

Can alıcı nokta: Karanlıktan sonraki manzaralar kesinlikle burayı daha da eşsiz kılıyor! Geceleri parıldayan şehri görmek için bir akşam yeri ayırtabilirsiniz. Ekstra parıltı için ise Noel’e yakın bir tur atmanızı şiddetle tavsiye ederiz!

38- Ronnie Scott’s’da caza doyun!

Caz sevenler listede yerini alsın! Ronnie Scott’s Jazz Club, 1959’da saksafoncu Ronnie Scott tarafından bir Soho bodrumunda müzisyenlerin büyük konser salonları yerine samimi bir ortamda çalabilecekleri bir alan yaratmak istemesiyle açılan ikonik bir caz kulübü. 

Neden Gitmeliyim? Miles Davis ve Count Basie’den Nina Simone’a kadar tüm efsaneler bu sahneden geçti! ve hala her büyük caz müzisyeninin seyahat programında bir zorunluluk olmaya devam ediyor. Özellikle caz severlere bir haberimiz var!  Yolu buraya düşmeyen bin pişman oluyormuş efeniim.. bizden söylemesi! :))

39- BFI Southbank’ta bir klasik yakalayın!

BFI Southbank, klasik, bağımsız gibi çeşitli film ve etkinliklerin yanı sıra yiyecek ve içecek seçenekleriyle İngiltere‘nin önde gelen repertuar sinemasıdır.

Neden Gitmeliyim? Bir akşamınızı veya gününüzü bir çatı altında geçirmek ister misiniz? Cevabınız evet ise listenin son maddesi tam size göre.. İşten sonra, bir gösteriden önce akşam yemeğine gelebilir, film izleyebilir ve film temalı kokteyller hakkında bilgi almak için yepyeni nehir kenarındaki bara gidebilirsiniz! Çeşitli seçenekleriyle vaktinizin dolu dolu geçeceğinden emin olabilirsiniz! :))

 

İşte sizin için hazırladığımız ‘Londra’da Yapılacak En iyi 39 Şey’ listemiz burada sona erdi. İlgi duyduğunuz şey ne olursa olsun bu listede kendiniz için bir şeyler bulacağınızdan eminiz. O zamaan ver elini Londraaa! :))