FUTURE TENSE REHBERİ: WILL, GOING TO, PRESENT CONTINUOUS KULLANIMI
Gelecekle ilgili konuşmak İngilizce’de oldukça önemli bir beceridir. Ancak “will”, “going to” ve “present continuous” gibi gelecek zaman yapıları arasında kafalar karışabiliyor.
İngilizce Öğren hakkında Lemon Academy danışmanlarının hazırladığı güncel rehberler ve yazılar.
Gelecekle ilgili konuşmak İngilizce’de oldukça önemli bir beceridir. Ancak “will”, “going to” ve “present continuous” gibi gelecek zaman yapıları arasında kafalar karışabiliyor.
İngilizce öğrenenlerin sık sık karşılaştığı konulardan biri de “either”, “neither” ve “both” ifadeleridir. Bu kelimeler, iki şey arasında seçim yaparken ya da iki şeyi birden ifade ederken kullanılır.
Özellikle "by", "with", "of" ve "about" gibi çok kullanılan ama birbirine benzeyen edatlar İngilizce öğrenirken sizi zorlandırabilir.
İngilizce konuşurken ya da yazarken bazen sadece bilgi vermek yetmez, değil mi? Bazen bir şeyin çok fazla olduğunu, bir şey için yeterince imkanımız olduğunu ya da bir durumun ne kadar etkileyici olduğunu vurgulamak isteriz. İşte tam bu noktada dört muhteşem yardımcımız devreye giriyor: Too, Enough, So, ve Such! Bu kelimeler, basit bir cümleye bile inanılmaz bir derinlik ve anlam katabilir.
"because", "since" ve "as", cümleye neden-sonuç ilişkisi katmak için kullanılır. Anlamları benzer olsa da kullanımları farklıdır.
Sık karşılaştığımız konulardan biri de “if clauses”, yani koşul cümleleridir. Günlük konuşmalarda, yazışmalarda ve sınavlarda sıkça karşımıza çıkar.
"Say" ve "tell" fiillerinin ikisi de "söylemek" anlamına gelir. Peki ne zaman "say", ne zaman "tell" kullanmalıyız?
"while" ve "during" kelimeleri, Türkçeye benzer şekilde “... sırasında” ya da “... esnasında” olarak çevrildiği için çoğu zaman yerleri yanlış kullanılır.
İngilizce öğrenirken herkesin mutlaka takıldığı bir nokta vardır: "Çok" demek istediğimizde ne zaman Much, ne zaman Many, ne zaman A Lot Of kullanacağız? Bir de işin içine "bol bol, fazlasıyla" anlamına gelen Plenty Of girince durum iyice karışabiliyor. Endişelenme! Bu rehber, seni İngilizcede miktar belirteçleri (Quantifiers) konusunda uzman yapacak!
Günlük konuşmalarımızda sürekli kullandığımız ama kuralını sorsalar afallayabileceğimiz üç önemli kelimeyi, yani All, Most ve Some kelimelerini mercek altına alıyoruz. Bu kelimeler, bir miktar ya da oranı belirtmek için harika araçlardır. Ancak, ne zaman tekil ne zaman çoğul fiil alırlar, hangi isimlerle kullanılırlar? İşte bu soruların cevabı bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Bu blog yazısı ile birlikte bu üçlü ile ilgili tüm kafa karışıklığını gidereceğiz ve cümlelerinizi bir profesyonel gibi kurmaya başlayacaksınız! Hazır mısın?
İngilizce'de dil bilgisi kuralları bazen kafa karıştırıcı olabiliyor, değil mi? Özellikle de “belirsiz zamirler” gibi, bir türlü tam olarak neye karşılık geldiğini anlayamadığımız kelimelerle karşılaştığımızda işler daha da karmaşık bir hal alıyor. Bugün bu karmaşayı gidereceğiz ve someone, anyone, no one ve everyone gibi en sık kullanılan belirsiz zamirleri mercek altına alacağız.
İngilizce'de dil bilgisi kuralları en çok kafamızı karıştıran konulardan biridir. Hele ki her gün kullandığımız, aslında ne olduğunu çok iyi bildiğimiz ama sıra kuralına geldiğinde ya da cümlede kullanmaya geldiğinde işlerin biraz karıştığı kelimeler varsa durum iyice zorlaşır. İngilizcede en sık karıştırılan ve anlam olarak birbirine çok benzeyen zamirlerden birkaçı olan each, every, either ve neither kelimeleri de bu karmaşaya neden olan kelimelerden. Bu blog yazısı ile birlikte karmaşık gibi görünen bu kelimelerin aslında ne kadar kolay olduğunu öğreneceğiz.
Akademik yazılar gözünüzü mü korkutuyor? Hiç endişe etmeyin! Bu blog yazısı, akademik üslubun en temel taşları olan hedging (sakınma), paralel yapılar ve bağlaçları (cohesive devices) samimi bir dille, bol örnekle ve pratik ipuçlarıyla açıklıyor. Yazım becerilerinizi bir üst seviyeye taşımaya hazır mısınız?