IELTS Speaking’de idiom kullanmanın incelikleri: Doğal durup puan toplayan 15 etkili deyim IELTS Speaking’de akıcı ve doğal konuşmak, sadece dilbilgisi ve kelime bilgisinden fazlasını ister. Ana dil konuşur gibi düşünce aktarmanın en iyi yollarından biri de yerinde kullanılan idiom’lar (deyimler) ile konuşmayı renklendirmektir. Ancak her idiom puan kazandırmaz; yanlış, ezberci veya zorlama kullanım, tam tersine...
IELTS Speaking’de Puan Artıran 15 Etkili Deyim

Son Güncelleme: 26 Aralık 2025
IELTS Speaking’de idiom kullanmanın incelikleri: Doğal durup puan toplayan 15 etkili deyim
IELTS Speaking’de akıcı ve doğal konuşmak, sadece dilbilgisi ve kelime bilgisinden fazlasını ister. Ana dil konuşur gibi düşünce aktarmanın en iyi yollarından biri de yerinde kullanılan idiom’lar (deyimler) ile konuşmayı renklendirmektir. Ancak her idiom puan kazandırmaz; yanlış, ezberci veya zorlama kullanım, tam tersine doğallığı bozar. Bu yazıda, sınavda güvenle kullanabileceğiniz 15 pratik idiom’u, doğal görünmenin altın kurallarını ve örnek kalıpları bulacaksınız.
İçindekiler
- IELTS Speaking’de idiom neden önemli?
- Doğal kullanım için 5 altın kural
- Sınavda işinize yarayacak 15 güçlü idiom
- Örnek cevap şablonları (Part 2 ve Part 3)
- Sık yapılan hatalar ve kaçınma yolları
- Hızlı referans tablosu
- Sonuç
- Sıkça Sorulan Sorular
IELTS Speaking’de idiom neden önemli?
IELTS Speaking değerlendiricileri, adayların düşüncelerini net, akıcı ve doğal biçimde ifade edip edemediğine bakar. İyi seçilmiş birkaç idiom, akıcılık ve kelime çeşitliliğini gösterir; duyguyu, nüansı ve tavrı daha etkili aktarmanızı sağlar. Örneğin “a double-edged sword” dediğinizde, bir konunun hem artı hem eksi yönlerini düşündüğünüz anlaşılır. Bu, özellikle Part 3’te analitik düşünmeyi yansıtarak band skorunuza pozitif katkı yapar.
Yine de amaç “idiom ezmek” değildir. Anahtar, yerindelik ve doğal akıştır. Kısacası, idiom sizin fikrinize hizmet etmeli; fikriniz, idiom’a değil. Seviyenizi görmek ve hangi konularda rahat idiom kullanabildiğinizi keşfetmek için önce İngilizce Seviye Testi Çöz, ardından hedef odaklı bir çalışma planı oluşturun.
Doğal kullanım için 5 altın kural
Yerindelik: Deyimi, konunun anlamını gerçekten güçlendirdiği yerde kullanın. Sırf süslü dursun diye iliştirmeyin.
Ölçülülük: 2–3 iyi seçilmiş idiom, 10 zorlama idiom’dan her zaman daha değerlidir.
Basitçe açıklama: Gerekirse idiom’u kısa bir cümleyle açın. Bu, anlaşılabilirliği ve iletişim niyetini gösterir.
Doğru telaffuz ve tonlama: Yanlış telaffuz doğallığı bozar. Kısa pratikler yapın ve ses kaydıyla kontrol edin.
Eş anlam ve paraphrasing: Aynı idiom’u tekrarlamayın; benzer anlamı farklı ifadelerle yeniden söylemeyi bilin.
Bu kuralları, uzman eğitmen eşliğinde diyalog ve mock testlerle pekiştirmek isterseniz IELTS hazırlık kursları programlarımızda bireysel geri bildirim alabilirsiniz.
Sınavda işinize yarayacak 15 güçlü idiom
1) Off the top of my head
Anlam: O an düşünmeden, ilk akla gelen kadarıyla. Kullanım: Sayılar, örnekler veya fikirler istenirken emin değilseniz doğal bir girizgâh olur.
Örnek: Off the top of my head, I’d say there are three main reasons for this trend.
2) A double-edged sword
Anlam: Hem olumlu hem olumsuz tarafları olan durum. Kullanım: Teknoloji, sosyal medya, uzaktan eğitim gibi iki yönlü konular.
Örnek: Social media is a double-edged sword; it connects people but can also spread misinformation.
3) To broaden my horizons
Anlam: Ufuklarını genişletmek, yeni bakış açıları kazanmak. Kullanım: Seyahat, eğitim, hobi ve kişisel gelişim konuları.
Örnek: Studying abroad really broadened my horizons and changed the way I see the world.
4) In the long run
Anlam: Uzun vadede. Kullanım: Ekonomi, eğitim, sağlık ve çevre politikaları gibi uzun etkilerde.
Örnek: In the long run, investing in public transport benefits both the economy and the environment.
5) Cost an arm and a leg
Anlam: Aşırı pahalı olmak. Kullanım: Konut, teknoloji, eğitim ücretleri gibi maliyet vurgusunda.
Örnek: Buying a flat in the city center costs an arm and a leg nowadays.
6) A blessing in disguise
Anlam: İlk bakışta kötü görünen ama sonradan iyi sonuç veren durum. Kullanım: Kişisel tecrübe ve dersler.
Örnek: Losing that job was a blessing in disguise because it pushed me to start my own business.
7) Once in a blue moon
Anlam: Çok nadiren. Kullanım: Alışkanlıklar, boş zaman aktiviteleri.
Örnek: I go to the cinema once in a blue moon because I usually stream films at home.
8) Hit the nail on the head
Anlam: Tam üstüne basmak, doğru tespitte bulunmak. Kullanım: Tartışma ve görüş bildirme anları.
Örnek: You hit the nail on the head when you said schools need more practical classes.
9) The ball is in your court
Anlam: Söz/sıra sende; karar sende. Kullanım: Karar, sorumluluk ve inisiyatif konuları.
Örnek: I’ve given my feedback; now the ball is in your court.
10) Be on the same page
Anlam: Aynı fikirde olmak, uyum içinde olmak. Kullanım: Takım çalışması, aile içi kararlar, iş projeleri.
Örnek: It’s vital for teachers and parents to be on the same page about discipline.
11) Be a people person
Anlam: İnsan ilişkilerinde iyi olmak. Kullanım: İş mülakatı, kişilik ve kariyer soruları.
Örnek: I’m a people person, so customer-facing roles suit me well.
12) Out of my comfort zone
Anlam: Konfor alanının dışında. Kullanım: Risk alma, yeni beceriler, seyahat ve deneyimler.
Örnek: Public speaking took me out of my comfort zone, but it was worth it.
13) Back to the drawing board
Anlam: Baştan başlamak, planı yeniden düşünmek. Kullanım: Sorun çözme, proje ve öğrenme süreçleri.
Örnek: Our plan didn’t work, so it’s back to the drawing board.
14) Be on the fence
Anlam: Kararsız olmak. Kullanım: Tartışmalı konularda denge ve belirsizlik vurgusu.
Örnek: I’m on the fence about working remotely; it’s convenient but isolating.
15) Make ends meet
Anlam: Geçimini sağlamak, bütçeyi dengelemek. Kullanım: Ekonomi, yaşam maliyeti, finansal zorluklar.
Örnek: Many families struggle to make ends meet due to rising prices.
Örnek cevap şablonları (Part 2 ve Part 3)
Part 2 – Kişisel deneyim (idiom: “a blessing in disguise” ve “out of my comfort zone”):
“I’d like to talk about a time when I had to do something out of my comfort zone. At first it felt overwhelming, but it turned out to be a blessing in disguise because… (kısa sonuç ve öğrendiğin ders).”
Part 3 – Analiz ve görüş (idiom: “a double-edged sword” ve “in the long run”):
“Technology in education is a double-edged sword. On the one hand… On the other hand… In the long run, I believe the benefits outweigh the drawbacks because…”
İpucu: İdiom’u cümlenin başında “topic sentence” gibi konumlandırmak, akışı netleştirir. Sonra kısa örnek ve sonuçla destekleyin.
Sık yapılan hatalar ve kaçınma yolları
Zorlama kullanım: Deyimi sırf göstermek için araya sıkıştırmak, akıcılığı ve netliği bozar. Çözüm: Önce fikri kurun, deyimi fikirle uyumluysa ekleyin.
Aşırı doz: Her cümlede idiom kullanmak doğallığı öldürür. Çözüm: 2–3 stratejik kullanım yeterlidir.
Yanlış anlam: Anlamını tam bilmediğiniz deyimi kullanmak risklidir. Çözüm: Sınav öncesi anlam, bağlam ve örnek cümleyle pratik yapın.
Telaffuz ve vurgu: Örneğin “once in a blue moon” vurgusundaki hatalar mesajı zayıflatır. Çözüm: Nativelerden örnek dinleyin ve sesli tekrar edin.
Tekrara düşme: Aynı idiom’u sürekli kullanmak monotonlaşır. Çözüm: Eşdeğer ifade ve paraphrase repertuvarı geliştirin.
Hızlı referans tablosu
| Deyim | Ne zaman? | Kısa örnek |
|---|---|---|
| Off the top of my head | Kesin bilgi olmadan fikir verirken | Off the top of my head, I’d say… |
| A double-edged sword | Artı-eksi tartışması | It’s a double-edged sword. |
| In the long run | Uzun vade yorumları | In the long run, it helps. |
| A blessing in disguise | Kötü görünen iyi sonuç | It was a blessing in disguise. |
| Out of my comfort zone | Kendini zorlamak | It took me out of my comfort zone. |
| Make ends meet | Maddi zorluklar | Struggling to make ends meet. |
Sonuç
IELTS Speaking’de idiom kullanmak, doğru doz ve doğru bağlamda yapıldığında akıcılık, kelime çeşitliliği ve doğal anlatım puanınızı yukarı çeker. Sınav süresince iki–üç yerinde idiom kullanımı, düşüncelerinizi netleştirir ve toplu, güven veren bir performans sunmanıza yardımcı olur.
Yukarıdaki 15 idiom’u örnek senaryolarla pratik edip, kendi deneyimlerinizle ilişkilendirerek kişisel bir “idiom bankası” oluşturun. Geri bildirimli pratikler ve gerçek sınav simülasyonlarıyla performansınızı bir üst seviyeye taşıyın; Lemon Academy’nin deneyimli eğitmenleriyle ihtiyacınıza uygun bir çalışma rotası çizmek için bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
IELTS Speaking’de kaç tane idiom kullanmalıyım? 2–3 yerinde idiom genellikle yeterlidir. Kalite, miktardan daha önemlidir.
Yanlış kullandığım idiom puanımı düşürür mü? Anlam hatası veya zorlama kullanım doğallığı bozar ve puanı olumsuz etkileyebilir. Emin olmadığınız deyimleri kullanmayın.
İdiom’ları nerede en etkili kullanırım? Part 2’de kişisel hikâyeyi renklendirmekte, Part 3’te ise analiz ve kıyas yaparken özellikle etkili olur.
Ezberlediğim idiom’ları nasıl doğal gösterebilirim? Deyimi kendi cümle yapınızda, gerçek bir örnekle destekleyin. Gerekirse kısa bir açıklama ekleyin ve aşırıya kaçmayın.
Hangi konular için hangi idiom daha uygun? İki yönlü konular için “a double-edged sword”, belirsizliklerde “off the top of my head”, uzun vadeli yorumlarda “in the long run” idealdir. Kişisel gelişim için “out of my comfort zone”, mali konular için “make ends meet” kullanılabilir.
İdiom telaffuzumu nasıl geliştirebilirim? Kısa dinleme–taklit döngüleri uygulayın, sesinizi kaydedip karşılaştırın ve vurgu noktalarını işaretleyin. Kısa, net cümlelerle alıştırma yapın.
İlerlememi nasıl ölçeceğim? Düzenli olarak zamanlı konuşma pratikleri yapın, kendi kaydınızı dinleyerek not çıkarın ve mümkünse eğitmen geri bildirimi alın. Ayrıca mevcut seviyenizi görmek için önce İngilizce Seviye Testi Çöz adımıyla başlayabilirsiniz.
İdiom’ları sınavda unutursam ne yapmalıyım? Panik yapmayın. Basit ve net bir cümleyle fikrinizi ifade edin; hatırladığınızda organik biçimde ekleyin. Doğallık her zaman öncelikli.

