İNGİLİZCE ZAMANLARIN TÜRKÇEYE ÇEVİRİSİNDE EN ÇOK YAPILAN HATALAR
Simple Present, Past Continuous, Present Perfect... bunları Türkçeye çevirirken yaşanan birçok kafa karışıklığı vardır.
Üniversite başvurusundan burslara, vizeden şehir hayatına: yurt dışında okumak isteyenler için uzman ekibimizin hazırladığı güncel yazılar.
Simple Present, Past Continuous, Present Perfect... bunları Türkçeye çevirirken yaşanan birçok kafa karışıklığı vardır.
İngilizce öğrenirken en çok kafa karıştıran konulardan biri de zarfların doğru kullanımıdır, özellikle de "always" (her zaman) ve "never" (hiçbir zaman) gibi sıklık zarfları.
Hepimiz bazen "Keşke..." diye başlayan cümleler kurarız, değil mi? "Keşke zengin olsam...", "Keşke daha çok vaktim olsa..." İşte tam da bu "keşke"li dünyalarda İngilizce'nin ilginç bir yönüyle tanışıyoruz:
İngilizce öğrenirken en çok kafa karıştıran konulardan biriyle karşı karşıyayız: 'Since' ve 'For' kullanımı!
“shall” ve “will” kelimeleri gelecek zamanı ifade ediyor gibi görünür ama kullanımları arasında önemli farklar vardır.
"must", "have to" ve "should" zorunluluk, gereklilik veya tavsiye anlamı taşır. Peki, ne zaman hangisi kullanılmalı?
İngilizce öğrenen hemen herkesin kafasını karıştıran bir konu varsa, o da “make” ve “do” fiillerinin kullanımıdır. Hangi fiilin ne zaman kullanılması gerektiği çoğu zaman net değildir.
“Can”, “could” ve “be able to” ifadelerini birbirine karıştırır. Çünkü bu yapılar benzer anlamlara gelir: yapabilmek, becerebilmek.
“Much”, “Many”, “A Lot of” ve “Plenty of” kelimeleri, sayılabilen ve sayılamayan isimlerle kullanılırken doğru şekilde yerleştirilmeli.
İngilizce zamanlar arasında en çok karıştırılanlardan biri: Present Simple (Geniş Zaman) ve Present Continuous (Şimdiki Zaman)