İçindekiler Bill mi Check mi? Fark tam olarak nedir? Menüde Hangi Terimler Farklı? En yaygın karşılıklar Bahşiş, vergi ve hesap ödeme nasıl işler? Yurt dışında restoranda hesap isteme ve ödeme: adım adım Garsonla nasıl iletişim kurulur? Pratik cümleler Sipariş ve paket terimleri: Takeaway mi To-go mu? Hızlı karar tablosu: Hangi ülkede ne demelisin? Kültürel ipuçları...
Bill mi Check mi? ABD–UK Restoran Dil Farkları ve İpuçları

Son Güncelleme: 28 Şubat 2026
İçindekiler
- Bill mi Check mi? Fark tam olarak nedir?
- Menüde Hangi Terimler Farklı? En yaygın karşılıklar
- Bahşiş, vergi ve hesap ödeme nasıl işler?
- Yurt dışında restoranda hesap isteme ve ödeme: adım adım
- Garsonla nasıl iletişim kurulur? Pratik cümleler
- Sipariş ve paket terimleri: Takeaway mi To-go mu?
- Hızlı karar tablosu: Hangi ülkede ne demelisin?
- Kültürel ipuçları ve yapılması/yapılmaması gerekenler
- Sonuç
- Sıkça Sorulan Sorular
Yurtdışında restoranda hesap istemek, bahşiş bırakmak ve menüyü doğru okumak küçük farklarla bambaşka bir deneyime dönüşebilir. Bu rehber, Birleşik Krallık ve ABD’de günlük kullanımı, güncel ödeme pratiklerini ve kibar ifade örneklerini bir araya getirir; ilk günden akıcı davranmanıza yardımcı olur. Ayrıca paket siparişi, masaya ödeme ve ayrı hesap isteme gibi durumlarda net cümlelerle ilerlemeniz için pratik ipuçları sunar.
Yurt dışında ilk restoran deneyiminizde “Hesabı alabilir miyiz?” demek kadar basit bir cümle bile ufak kültür farkları yüzünden aklınızı karıştırabilir. İngiltere’de “bill”, Amerika’da “check” deniyor; üstelik bu ayrım yalnızca bir kelimeden ibaret değil. Menüdeki terimlerden bahşiş oranlarına, paket siparişi almaktan garsonla iletişim kurmaya kadar pek çok ayrıntı ülkeye göre değişebiliyor.
Lemon Academy olarak, eğitim veya dil kursu için Birleşik Krallık’a ya da ABD’ye gidecek öğrencilerimize gündelik yaşamda işinize yarayacak bu pratik bilgileri sade ve örnekli biçimde derledik. Eğer hedefiniz dilinizi hızla geliştirmekse, doğru programı seçmek için Yurtdışında Dil Eğitimi sayfamızı da mutlaka inceleyin.
Bill mi Check mi? Fark tam olarak nedir?
Her iki kelime de “hesap” anlamına gelir, ancak kullanım ülkeden ülkeye değişir. İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda’nın büyük bölümünde garsondan hesabı isterken “Could we get the bill, please?” cümlesi duyarsınız. ABD’de ise aynı istek “Can we get the check, please?” şeklindedir. Türkiye’deki “hesap” sözcüğünün yerini bu iki kelime alır; biri diğerinin yerine çoğu yerde anlaşılır ama özellikle ABD’de “bill” dediğinizde bazen şaşkın bakışlar görebilirsiniz. Kısacası: Birleşik Krallık = bill, Amerika = check.
Bunun yanında, “split” fiili de farklı kombinasyonlarla kullanılır. İngiltere’de “split the bill” ya da “pay separately” duyarsınız; Amerika’da “split the check” veya “separate checks” istenir. Arkadaşlarla giderken bu ifadeler işinizi çok kolaylaştırır. ABD’de barlarda açık hesap için “tab” açmak da yaygındır; ayrılırken “Can we close the tab?” denir.
Menüde Hangi Terimler Farklı? En yaygın karşılıklar
Restoran menülerinde İngiliz İngilizcesi ile Amerikan İngilizcesi arasında dikkat çeken farklar vardır. Aşağıdaki örnekler, sipariş verirken karışıklık yaşamanızı engeller:
– Başlangıç: İngiltere’de “starter”, ABD’de “appetizer”.
– Ana yemek: İngiltere’de “main” veya “main course”, ABD’de çoğunlukla “entree” (dikkat: ABD’de “entree” ana yemek demektir, karıştırmaya çok müsait!).
– Tatlı: İngiltere’de günlük dilde “pudding” veya “sweet” de duyulur, menüde “dessert” yaygındır; ABD’de “dessert”.
– Patates kızartması: İngiltere’de “chips”, ABD’de “fries”. ABD’de “chips” derseniz paket cips gelir; İngiltere’de “crisps”.
– Közlenmiş/dilimlenmiş sebzeler: İngiltere’de “aubergine” (patlıcan), “courgette” (kabak), “rocket” (roka); ABD’de “eggplant”, “zucchini”, “arugula”.
– Deniz ürünleri: İngiltere’de “prawn”, ABD’de çoğu menüde “shrimp” daha yaygındır.
– Gazlı içecek: İngiltere’de “fizzy drink” veya “soft drink”; ABD’de “soda” veya bölgeye göre “pop”.
– Rezervasyon: İngiltere’de “booking”; ABD’de “reservation”.
– Peçete: İngiltere’de “serviette” kelimesi de duyulur; ABD’de “napkin” standarttır.
Bu terimler, özellikle hızlı servis ve pub menülerinde çok görünür. Birkaçını aklınızda tutmak, sipariş hızınızı ve özgüveninizi ciddi artırır.
Bahşiş, vergi ve hesap ödeme nasıl işler?
ABD’de bahşiş genellikle servis kültürünün parçası kabul edilir ve çoğu durumda vergi öncesi tutar üzerinden bir yüzdelik bırakılır. Birçok restoranda servis ücreti otomatik eklenmez; hesap (check) geldiğinde ayrıca tip eklersiniz. Büyük gruplarda otomatik bahşiş/servis satırı eklenmesi de görülebilir. Birleşik Krallık’ta ise servis ücreti (service charge) bazı işletmelerde yaklaşık %10–12.5 aralığında otomatik eklenebilir; eklenmemişse çoğu durumda %10 yeterli kabul edilir. Pub’larda self-servis alanlarda bahşiş alışkanlığı daha düşüktür.
Vergi tarafında fark daha da belirgindir: Birleşik Krallık’ta fiyatlara çoğu zaman KDV (VAT) dahildir; menüde gördüğünüz fiyat, kasada ödediğiniz fiyattır. ABD’de ise “sales tax” birçok eyalette etikete dahil değildir ve kasada eklenir; bu nedenle menü fiyatı ile ödediğiniz tutar farklı olabilir. Hesap geldiğinde vergi satırını (tax) ve bahşiş eklemeniz gereken satırı ayrı ayrı görürsünüz.
Ödeme adımları da küçük detaylar içerir. İngiltere’de masaya taşınan “card machine” ile temassız ödemenizi yapmanız yaygındır ve POS cihazı genellikle masaya gelir. ABD’de ise bazı restoranlar kartınızı alıp kasada işler veya masa başında çip/temassız ile ödeme alır; son dönemde masada QR kod ile ödeme ve fiş üzerinde bahşiş yüzdesi seçimi de yaygınlaşmıştır. Hesabı kişi kişi ödemek isterseniz ABD’de “separate checks, please” demek net ve kabul gören bir ifadedir.
Güncel Not: Son dönemde hem ABD’de hem Birleşik Krallık’ta temassız ve mobil cüzdanla (Apple Pay/Google Pay) ödeme oldukça yaygınlaştı; yine de küçük işletmelerde nakit veya çipli kart tercih edilebildiğinden alternatif bir yöntem bulundurmak faydalıdır.
Bu ayrıntılar gözünüzü korkutmasın; şehir ve mekân tipine göre değişiklik normaldir. Planlama aşamasında Lemon Academy’nin bütüncül yaklaşımıyla adım adım yönlendirilmek isterseniz, Yurtdışı Eğitim Danışmanlık hizmetimizle yanınızdayız.
Yurt dışında restoranda hesap isteme ve ödeme: adım adım
- Masaya yerleş ve su tercihini belirt: Oturur oturmaz “Tap water, please.” (İngiltere) veya “Water, please.” (ABD) diyebilirsin; buz isteyip istemediğini ve gazlı/gazsız tercihini eklemek işleri hızlandırır.
- Siparişi ver ve terim farklarını netleştir: İngiltere’de starter/main, ABD’de appetizer/entree kullan; alerjin varsa “I have an allergy to …” diyerek belirt ve “for here or to go?” sorusuna uygun yanıt ver.
- Hesabı isteme zamanını seç: Hazır olduğunda “Could we get the bill, please?” (UK) veya “Can we get the check, please?” (US) de; barda açık hesabın varsa “Could we close the tab?” diyebilirsin.
- Hesabı kontrol et: Kalemleri ve toplamı gözden geçir; ABD’de tax satırını, Birleşik Krallık’ta varsa service charge satırını doğrula ve bir sorun varsa kibarca belirt.
- Bahşiş ekle ve ödeme yöntemini seç: Kart slip’inde yüzdelik seçeneklerden birini seçebilir veya özel tutar girebilirsin; temassız, çip veya mobil cüzdanla ödeyip gerekirse fişi imzala.
- Ayrı ödeme/bölüşme tercihini net söyle: En kolayı baştan belirtmektir; sonrasında “Could we split the bill?” (UK) veya “Could we get separate checks?” (US) demek de yaygın ve anlaşılırdır.
- Artanları paketlet ve teşekkür et: Kalan yemek için “Could I get a takeaway box?” (UK) veya “Could I get a to-go box?” (US) de; ardından teşekkür edip masadan ayrıl.
Garsonla nasıl iletişim kurulur? Pratik cümleler
Doğru kelimeyi doğru yerde kullanmak hem nezaket hem de hız kazandırır. Aşağıdaki mini sözlük, en çok işinize yarayacak ifadelerin kısa bir özeti:
– Hesabı istemek: İngiltere “Could we get the bill, please?” / ABD “Can we get the check, please?”
– Kişi kişi ödeme: İngiltere “Could we split the bill?” / ABD “Could we get separate checks?”
– Musluk suyu: İngiltere “Tap water, please.” (çoğu yerde ücretsiz) / ABD’de genelde su otomatik gelir, yine de “Water, please.” diyebilirsiniz.
– Rezervasyon teyidi: İngiltere “We have a booking under …” / ABD “We have a reservation under …”
– Paket kutusu istemek: İngiltere “Could I have a takeaway box?” / ABD “Could I get a to-go box?”
– Tavsiye istemek: “What do you recommend?” veya “What’s popular here?”
– İçerik/alerjen sormak: “Does this contain nuts/dairy?” ve “I’m allergic to …”
– Değişiklik rica etmek: “Could I have it without …?” veya “On the side, please.”
Güncel Not: Mevcut pratikte birçok mekân QR menü kullanıyor; menüye telefondan bakarken internet çekmiyorsa basılı menü isteyebilirsiniz. Ayrıca yoğun saatlerde masa süresi sınırlaması görebilirsiniz; süre varsa genellikle baştan belirtilir.
Kendinizi daha akıcı hissetmek için seviyenizi ölçerek doğru alıştırmaları seçebilir, ücretsiz olarak İngilizce Seviye Testi Çöz adımıyla başlangıç yapabilirsiniz.
Sipariş ve paket terimleri: Takeaway mi To-go mu?
Hızlı servis restoranlarında veya kafelerde paket ve oturma seçenekleri farklı ifadelerle sorulur. İngiltere’de “eat in or take away?” sorusunu duyarsınız; ABD’de ise “for here or to go?” veya “dine in or take out?” denir. Masada yiyip sonra kalanları paketlemek isteyebilirsiniz; İngiltere’de “takeaway box”, ABD’de “to-go box” ya da “box it up” denir. Köpek poşeti anlamındaki “doggy bag” ifadesi ABD’de daha yaygın ve sempatik bir söylemdir.
Yiyecek isimleri de paket dünyasında ufak sürprizler yaratır. İngiltere’de “bacon bap” bir sandviç çeşididir; ABD’de “bacon sandwich” veya “breakfast sandwich” denebilir. İngiltere’de “brown sauce” (HP sauce) isterseniz ABD’de muadili net olmayabilir; barbekü sosuyla yetinmek gerekebilir. Küçük farklar bile sipariş deneyiminizi şekillendirir.
Güncel Not: Son dönemde bazı işletmeler çevresel nedenlerle yeniden kullanılabilir kap seçenekleri sunuyor veya paket servisinde kap tercihini siparişin başında soruyor; masadan kalkmadan önce bunu netleştirmek süreci hızlandırır.
Hızlı karar tablosu: Hangi ülkede ne demelisin?
Kültürel ipuçları ve yapılması/yapılmaması gerekenler
– Nezaket sihirdir: İngiltere’de “please”, “thank you” demek ve kısa bir gülümseme çok şey değiştirir. ABD’de ise garsonlar genellikle daha sıcak ve sohbetkâr; samimi ama saygılı bir üslup idealdir.
– Su ve ekmek: İngiltere’de musluk suyu (tap water) istemek normaldir ve ücretsizdir. ABD’de çoğu restoran suyu kendiliğinden getirir ama her zaman beklemeyin; istemek sorun değildir.
– Bahşiş kartla mı nakit mi?: ABD’de yüzdesel tip’i kredi kartı slip’ine eklemek çok yaygındır. İngiltere’de otomatik servis ücreti varsa ekstra tip bırakmanıza gerek olmayabilir; yoksa masaya birkaç pound bırakmak nazikçe karşılanır.
– KDV/vergiyi kontrol edin: Birleşik Krallık’ta fiyat genellikle “VAT included” iken ABD’de kasada “+ tax” eklenir. Bütçenizi planlarken bu farkı hesaba katın.
– Pub kültürü: İngiltere pub’larında çoğu zaman bar tezgâhından sipariş verilir, masada hesap açılmaz. Masaya oturup beklemek yerine tezgâha gidin; bu, akışı hızlandırır.
– İçecek dolumları: ABD’de birçok zincirde “free refills” uygulaması görülür; ancak her yerde geçerli değildir, menüde belirtilmemişse sormak iyi bir fikirdir.
Yurtdışı yaşam pratiğine dair böylesi detaylar, akademik veya dil eğitiminde en az dersler kadar belirleyicidir. Lemon Academy, yeni ülkenize uyumu kolaylaştıran bu tip kültürel farkları baştan anlatarak güvenle başlamanızı sağlar.
Sonuç
Özetle, İngiltere’de “bill”, Amerika’da “check” demek yalnızca bir kelime tercihi değil; hesap ödeme adımları, bahşiş oranları, menü terimleri ve sipariş alışkanlıklarını da etkileyen bir kültür farkı. Bu farkların bilincinde olarak restorana girdiğinizde, sipariş verme hızınız artar, yanlış anlaşılma ihtimaliniz azalır ve deneyiminiz çok daha keyifli olur.
Birleşik Krallık ya da ABD’de eğitim planlıyor, günlük hayatta akıcı olmak istiyorsanız; doğru şehir, doğru okul ve pratik yaşam tüyolarını tek bir elde toplamak için Lemon Academy’nin Yurtdışı Eğitim Danışmanlık ekibiyle tanışın. Doğru yönlendirmelerle, menüden sınıfa kadar her adımınız net ve stressiz ilerler.
Sıkça Sorulan Sorular
İngiltere’de “check” dersem anlaşılır mı?
Genellikle ne istediğiniz anlaşılır; ancak doğal ve yaygın kullanım “bill” olduğu için bunu tercih etmeniz önerilir.
ABD’de “entree” gerçekten ana yemek mi?
Evet. ABD menülerinde “entree” ana yemeği ifade eder; başlangıç için “appetizer” kullanılır.
Bahşiş vermem şart mı?
ABD’de servis kültürü gereği bahşiş güçlü bir beklentidir (%18–22 önerilir). Birleşik Krallık’ta çoğu zaman %10 yeterlidir ve bazı yerlerde servis ücreti otomatik eklenir.
Musluk suyu istemek kaba mıdır?
İngiltere’de “Tap water, please.” demek tamamen normaldir ve ücretsizdir. ABD’de de su istemek ayıplanmaz.
Hesabı kişi kişi ödemek nasıl söylenir?
İngiltere’de “Could we split the bill?”, ABD’de “Could we get separate checks?” demek net ve anlaşılırdır.

